Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
Peyami Safa.. Ne muhteşem yazar! Okurken sayfaların tükenmesi üzüyor insanı resmen, çok nadir kitaplarda insan ilerisinden çok o sayfanın tadını çıkartarak okur bu da öyle bir kitap sayfanın tadını çıkartmak istiyor insan, bitsin istemiyor, kelimelerin özenle seçilmesi, unutulmuş olan kelimelerimizi hatırlatması, dilimize fevkalade bir önem vererek özenerek yazmış olması çok güzel. Cânân, içten içe sinir olarak nefret ederek sevdim seni, Bedia, gücüne hayran kaldım, kadınlığına hayran kaldım. Cânân gibi kadınlar için harcanan birçok kadını teslim ettin, gurur duydum ama her şeye rağmen son anda kabullenişin Lami'yi benim yapamadığım kabullenişi hatırlattı bana. Senin sevdanın büyüklüğünü anladım tekrar. Sakin kafayla, miss gibi bir kahveyle iyi okumalar dilerim efendim.
Edebiyat
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma
8/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 18:23
Peyami Safa sevginin, güzelliğin yerine koyulayamayacağını çok güzel anlatmış. Bedia'nın sevgisi, Lami'nin pişmanlığı, Canan'ın gösteriş düşkünlüğü ve beklediği hazin son..
Edebiyat
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma
7/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2020 83. kitabı
Canan, Çerkez bir ailenin küçük kızı olarak saraya gelir ve büyüyüp guzellestikce çevresindeki erkeklerin ilgisini çeker. Kitabın bir yerinde bütün erkeklerle ilişkisi olduğu ortaya çıkıyor. (Bir an "acaba benimle de cıktı mı?" diye düşünüyor insan) Herkes her şeyin farkında ama insanlar yine de Canan'ın yoluna servetini harcamaktan geri durmuyor. Peyami Safa'ya gıcık olsam da kitabın hakkını vermek lazım.
Edebiyat
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma
10/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2020 66. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2020 17:03
Bu kitap nasıl anlatılır ki.. Hele Canan , ah o Canan.... Saraylarda büyümüş Çerkes kızı, evet çok güzel, çok alımlı herkesin başını döndürebilecek güzellikte...Lüks, şatafat delisi ,bir o kadar da.......... ( buraya gelmesi gereken doğru sözcüğü bulamadım). Ölümü hiç tanımadığı annesinin elinden... Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste veee tilkinin dönüp dolaşıp gideceği yer kürkçü dükkanı .
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2020 2. kitabı
Hayata tepeden bakan, kendinden başka hiç kimseye değer vermeyen, kimseyi sevemeyen hırslı, güzel, alımlı Canan ve onun için evliliklerini hiçe sayan servetini ortaya koyan ihtiraslı genç/yaşlı erkeklerin hazin sonu edebi bir dille anlatılır. Günümüzdeki toplumla benzer bir kurgu ve dizi tadında olan bir roman.
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma
Peyami Safa
5/10
·260 syf.··
2022 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2022 09:09
Peyami Safanın zaten çok fazla betimlemesi var. Başlarda okuması çok keyifliydi fakat sürekli aynı şeyden bahsedip durması sonlara doğru sıktı. Sonu da pek beklediğim gibi bitti sayılmaz :) CânânCânân Peyami SafaPeyami Safa
Edebiyat
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma
8/10
·260 syf.··
2020 8. kitabı
Cânân sarayda yetiştirilmiş ikbalperest, hırslı, akıllı, maddiyat düşkünü bir afet-i devran, Lâmi onun aşkı uğruna Bedia'yla olan beş yıllık evliliğini bitirmeye razı genç adam... Gelenek ile modernliğin, maddiyat ile maneviyatın, toplum ile bireyin arasında yaşanan gelgitler; ahlak, aşk, aile gibi değerlerin sorgulanışı... Peyami Safa eski bir Istanbul manzarasında tüm bunları harmanlayarak okura, incelikle işlenmiş, zarif ve gerçekci bir hikâye sunuyor. " Bir kusurum vardır. Sahte olmamak. Çok medeni bir kusur."
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma
7/10
·260 syf.·
2020 32. kitabı
Kitabın asıl konusu "aldatmak"tır.Lami başkasına aşık olarak karısını aldatır ve karısından boşanıp onunla evlenir. Yazarın konuyu ele alış biçimini sevmemem kitabın genelini sevmememe
Edebiyat
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma
7/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2020 63. kitabı
Bu seriye başlayınca bir günde iki üç kitabı çok rahatlıkla okuyorsunuz Bunda yazarın akıcı üslubunun da payı büyük muhakkak ki Bu kitabı da çok severek okuyacaksınız Varolun
Edebiyat
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2022 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2022 01:13
Dönem kitaplarını okumayı seviyorum. Döneme, o dönemde yaşamış bir yazarın gözüyle bakmak ve tanıklık etmek çoğu zaman heyecan verici ve merak uyandırıcı oluyor. "Canan" da benim için böyle bir kitap oldu. Peyami Safa psikolojik tahlillere çokça yer veren, toplumdaki ahlâkî çöküşü, Türkiye'deki doğu-batı çatışmasını ve sosyolojik yozlaşmayı işlemeyi seven bir yazar. Bu eserinde de bu konuları ele aldığını görüyoruz. Bu romanda aşk var, ihanet var, vefasızlık, taklitçilik ve bir hiç uğruna darmadağın olmuş hayatlar var. Yer yer anlamı bilinmeyen kelimelere rastlamak mümkün ama konular ve yazarın üslubu o kadar akıcı ki, bu hiç rahatsız etmiyor. Kısacası, kesinlikle tavsiye ederim ️
CânânPeyami Safa · Beta Kitap · 20175,1bin okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.