İbrahim Aylak, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

Hakikat
Hakikati seviniz, o da sizi sever; hakikati arayınız, o da sizi arar ve üstüne yalan Çin setleri gibi kalın duvarlar örsün, altında kalan hakikat bir ince iniltiyle, bir hafif rüzgâr dalgasıyla, herhangi bir küçük işaretle mevcudiyetini bildirir: “Buradayım!” der.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami SafaDokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
İpek Seray, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okuyor

Her gidişimde, hastahanelerin bahçeleri bana hüzün verirdi. Bunun mânasını şimdi bulmaya çalışıyorum ve hastalıkla tabiat arasındaki büyük tezadı anlıyorum. Bu, bir bahçeden hastahaneye girerken ve bir hastahaneden bahçeye çıkarken en çok hissedilen şeydir.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa (Sayfa 11)Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa (Sayfa 11)
ALİCANPAŞA, bir alıntı ekledi.
15 saat önce

"Kitap. Nasıl diyeyim... İçinde yaşadığımız ev gibi olmalı, vatan gibi olmalı, ona alışmalıyız, bağlanmalıyız, köşesini bucağını gayet iyi tanımalıyız, her noktasına hatıralarımız karışmalı. Değil mi?"

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami SafaBir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa
Sema Ayçiçek, bir alıntı ekledi.
16 saat önce · Kitabı okuyor

-Niçin, sen artık dünkü sen değilsin? Niçin, biz bugün kıymetli bir şey kaybetmiş gibiyiz? Niçin, bugünün düne benzemiyor? Niçin dünkü gibi rahat adımlar atamıyorsun?
Niçin böyle oldun?

Fatih Harbiye, Peyami Safa (Sayfa 69 - Şinasi)Fatih Harbiye, Peyami Safa (Sayfa 69 - Şinasi)

¤ 2 Nisan
Peyami Safa ile doğum günümüz aynıymış bu çok güzel ve duygulandım şuan. ;(;(;(

Suçlamak, anlamaktan daha kolaydır. Anlarsan, değişmen gerekir.

Peyami Safa

Sena ÖZ, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'yu inceledi.
Dün 00:37 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir hastane bu kadar mı güzel tasvir edilir sanki yazarla birlikte bekliyorsunuz hastane koğuşunda ve o koku hastane kokusu geliyor burnunuza. Kendi çocukluğunu okuyorsunuz aslında romanda yazarın. Okunabilecek en güzel, en etkili psikolojik romanlardan...

melike, bir alıntı ekledi.
22 Oca 23:53 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım.

Yalnızız, Peyami Safa (Sayfa 373 - alkım)Yalnızız, Peyami Safa (Sayfa 373 - alkım)
şule uzundere, Yalnız Seni Arıyorum'u inceledi.
22 Oca 21:27 · Kitabı okudu · 24 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şiir sevmeyen benim en sevdiğim şairdir Orhan Veli. Onun şiirlerini hem çok masum hem de eğlenceli bulurum. Şairin 36 gibi çok erken bir yaşta vefat etmesine de her zaman üzüldüm, üzülürüm. Keşke daha uzun yaşasaydı da biz de onu okuyabilseydik.

Yalnız Seni Arıyorum, şairin âşık olduğu Nahit Hanım’a yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap. Nahit Hanım bir edebiyat öğretmeni ama o dönem o kadar popüler ki birçok edebiyatçıyla iç içe. Cemal Süreya kendisi için “Bir sanat albümü Nahit Hanım’ın evi. 1930 dedin mi, Hasan Ali Yücel, Sabahattin Ali, Peyami Safa çıkar. 1940 dersin, Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rıfat, Sabahattin Eyuboğlu… 1950 dedin mi, Edip Cansever, Metin Eloğlu, Alp Kuran. 1960, Gürdal Duyar.

Yahya Kemal’le de yemek yemiş günümüzün en genç şairlerinden Küçük İskender’le de (Bu yazı 1988’de yazılmış). Özellikle şairlere yakın.” diye yazmış.

Atatürk’le üç defa dans etmiş. Hakkında Sabahattin Ali, Orhan Veli, Arif Damar, Gülten Akın ve Cemal Süreya şiirler ve yazılar yazmış. Sabahattin Ali de Nahit Hanım’a âşıkmış ama karşılık bulamamış. Bu arada Nahit Hanım, Arif Damar’la evli. Bu kadar popüler birinin dünya güzeli olmasını bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Kapakta da görebileceğiniz gibi çok bir güzelliği yok Nahit Hanım’ın. Bu kadar edebiyatçıyı aklıyla etkilemiş demek ki.

Orhan Veli bazı şiirlerini Nahit Hanım’a göndermiş ve fikrini sormuş.

Nahit Hanım’ın sadece bir mektubu kitapta, son sayfada yer alıyor. Orhan Veli’nin satırlarından taşan duygularından sonra onun mektubunu duygusuz bulduğumu söylemeliyim.

Yorumumun devamını blogumdan okuyabilirsiniz. https://suleuzundere.blogspot.com.tr/...z-seni-ariyorum.html

Harooney, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'yu inceledi.
22 Oca 20:35 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Prensiptir benim için, yazana çizene emek harcayana saygı duymak kıymet biçilene ulaşmak ve ne pahasına olursa olsun verdiğim zamandan alabildiğim kadar verim almak
Ama nedense bu eseri bitirmek için beni çabalamaya iten bir şey üretemedim..