Çünkü birinin ölümü her birinin ölümü gibiydi.Çünkü her insan bir evrendi ve her ölüm evrenin sönüşü demekti.Bu yüzden bir tek masumun dahi öldüğü yerde hiçbir haklı gerekçeden söz edilemezdi.Savaş insanı canavarlaştırıyordu ve insanın insana ettiğini kimse kimseye etmiyordu.
Çok kısa ama bir o kadar derin bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Birkaç çocuğun para kazanmak için kuşları yakalayıp insanların para karşılığında salmaları için kafese tıka basa doldurmalarını anlatıyor.
Çocuklar kuşları salmadığı için insanlara kızarken, insanların da kuşların haline aldırış etmeyip çocukları içten içe kınamalarını okuyoruz. (En azından ben kınamıştım)
Yani sonuç olarak, çoğu yerde insan olarak böyleyiz, iyi bir şey yaptığımızı sanarken aslında ne kadar kötü bir şey yapıyoruz ve bunun farkında olmuyoruz bazen de farkında olarak yapıp yaptığımız şeyin kötü olmadığına dair bir kılıf uyduruyoruz ve suçu başkalarına atıyoruz.Yani kimse aynayı kendisine tutmuyor.
Diğer bir bakış açısıyla, kuşların ölmesine bu kadar aldırış etmeyen kulaklarını tıkayan, gözlerini kapatan bir toplum. İnsanlığını unutmak…
Keşke, bütün kuşları kafeslerinden kurtarıp özgürlüğüne kavuşturacak kadar çok paramız olsa…
Ben anlam derinliğini çok beğendim.Kesinlikle okunması gerekenler arasındadır benim için.
Kitapla ve sevgiyle kalınız:))