Gönderi

Kitapların(ders kitapları hariç) kalemle çizilebilmesi fikrine alışamıyorum bi türlü.
··
2 +1'leme
·
6,9bin Gösterim
16 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İlk başta soğuk geliyor ama girince alışıyorsun 🙂
Bazı kitaplar vardır klavuz niteliğinde, ya duygularına ya düşüncelerine. Ve bilirsin sen ve olduğun sürece o kitaplığında duracak. Ve sen dönüp dönüp bakacaksın ona. İşte onların altını çizmek güzel. Ara ara anımsamak. Ve bazen de duygular ve düşünceler değişiyor "vay be bu cümle etkilemiş mi beni" diyorsun başka zaman okuduğunda.
Ve en önemlisi çok beğendiğim ve tekrar okumak istediğim kitapları açıp, çizdiğim bölümleri okumak tüm kitabı okumak kadar etkili ve yeterli oluyor
Beğendiğim bölümlerin altını çizmek beni daha çok kitap okumaya teşvik ediyor ve abartısız bazı kitaplarımın yarısı çizili 😊
Önceden bende öyleydim fakat sonra değiştim. Çünkü bakış açım değişti. Üzeri hiç çizilmemiş o kitaptan binlerce baskı olacaktı fakat benim notlar aldığım, yüreğime dokunan satırların yine benim tarafımdan çizilmiş olduğu başka tek bir kitap dahi olmayacaktı. Biricik kitaplarımın olması fikri, sıradan kitaplarımın olması fikrinden daha cazip geldi. Böylece kitaplarımın beğendiğim kısımları, okuduğum zamanlardaki hislerimi, duygu ve düşünceleri gösteren bir zaman makinesine döndüğüne de şahit oldum zamanla. Hem bana yol arkadaşı hem de bir ayna oldular. Onları emanet ettiğim insanlar olursa ileride kendimden bir parça emanet etmiş olacağım kitaplarım vardı artık. Böyle işte...
Reklam
Ecdad beğendiği cümlenin yanına mim harfi koyarmış