Önceden bende öyleydim fakat sonra değiştim. Çünkü bakış açım değişti. Üzeri hiç çizilmemiş o kitaptan binlerce baskı olacaktı fakat benim notlar aldığım, yüreğime dokunan satırların yine benim tarafımdan çizilmiş olduğu başka tek bir kitap dahi olmayacaktı. Biricik kitaplarımın olması fikri, sıradan kitaplarımın olması fikrinden daha cazip geldi. Böylece kitaplarımın beğendiğim kısımları, okuduğum zamanlardaki hislerimi, duygu ve düşünceleri gösteren bir zaman makinesine döndüğüne de şahit oldum zamanla. Hem bana yol arkadaşı hem de bir ayna oldular. Onları emanet ettiğim insanlar olursa ileride kendimden bir parça emanet etmiş olacağım kitaplarım vardı artık. Böyle işte...