Yazar Afganistan’ın içler acısı halini güzel bir şekilde kaleme almıştır. Okudukça kaybolan hayatları düşünürsün. Oysa herkesin güzel bir dünyada yaşamaya hakkı yok muydu. Bazı insanlar güzel yaşamayı hayal edemeden bu dünyadan göçüp gitti. Kitap tam da bunu konu edinir. Emir Afganistan’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak hayatını devam ettirirken, Hasan ise Emir’lerin evinde çalışan Ali’nin oğludur. Hasan ve Emir konakta birlikte büyürler. Hasan en yakın arkadaşı olarak Emir’i bilir ama emir için aynı şeyi pek de söyleyemeyiz. Hasan, Emir için her türlü fedakarlığı yapar. Uçurtma şenliklerinde Hasan Emir için uçurtmayı almaya çalışırken Emir onu kavganın ortasında bırakır. Bu Emirin vicdan azabı çekmesine sebep olur Hasan’ı görmek istemez sonunda onu konaktan attırır. Bir süre sonra Afganistan Ruslar tarafından işgal edilir. Emir ve Babası Amerika’ya kaçıp hayatını kurtarır. Emir bir gün Hasan için Afganistan’a tekrar döner öğrenir ki Hasan ölmüştür. Hasanın oğlunu Afganistan da bırakmaz Amerika’ya getirir böylece Hasan’a olan vefa borcunu ödemeye çalışır.