·166 syf.····Okunma: 17 Eylül 2023 10:19 John Berger’in okumaya doyamadığım kitaplarından bir tanesini siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum. Kitabın adı “Görme Biçimleri” bu kitabı yaklaşık 2-3 yıl önce okumuştum. Ne yazık ki zaman geçtikçe kitabın eşsiz anlatımı da maziye karıştı. Bende dün itibariyle tekrar okuma kararı verdim. İyi ki de okumuşum. Neyse konuyu uzatmadan kitabın içeriğine geçelim.
Kitabın dili biraz ağır olsa da 15-18. Yüzyıllara ait tabloların fotoğraflarına yer verilmiş. Bu sayede yazının akademik üslubunu, fotoğraflar eşliğinde sadeleştirdiğini düşünüyorum. Bu kitabı incelerken dikkat etmeniz gereken bazı anahtar kelimeler var bunlar: Sanat eseri, reklamcılık, kapitalizm ve satış değeri. Bu üç kelime birbirlerinden oldukça farklı olarak gözükse de aslında iç içe olduğunu anlıyorsunuz. Hatta sadece soracağımız tek bir sorunun bile bu dört anahtar kelimeyi birbirine nasıl bağladığına bakalım. “Satış değeri sanat eserinin değerini etkiler mi?” Gelelim ikinci cümlemize, satış değeri sanat eserinin değerini etkiliyorsa kapitalizm bunda nasıl bir rol oynuyor? Ne yazık ki bu iki sorunun cevabı kısa cümlelerle özetlenecek nitelikte değil. Ancak en azından sorduğumuz bu soruların cevaplarını kitapta bulacak ve mevcut sanat eserlerinin kalitesinin belirlenmesinde elitist kesimin yanı sıra kapitalizmin işin içine girip sanatı bile nasıl etkisi altına aldığını göreceksiniz.
*Çıplak kadın resmi yapılıyordu çünkü çıplak kadına bakmaktan zevk duyuluyordu; kadının eline bir ayna veriliyordu ve resme ''Kendine Hayranlık'' deniyordu. Böylece çıplaklığı zevk için resme geçirilen kadın ahlak açısından suçlanıyordu.,
*Aldığınız bu yeni nesne der reklam, sizi bir bakıma daha zenginleştirecektir -aslında o nesneyi almak için para harcayarak biraz daha yoksullaşacak olsanız bile!
*Yağlıboya resim her şeyden önce özel mülke sahip olmanın sevincini yansıtıyordu. Bir sanat türü olarak yağlıboya resim, ''neyin varsa sen osun'' ilkesinden yola çıkmıştı.