Bazı kitaplarin iç sayfalarına bakıp cümlelerdeki derinliği yakalayabiliyorsam kitabi almam icin yeterli olabiliyor.Daha önce Bulgar bir yazar okumadiğımı fark ettim ve ic sayfalara şöyle bir göz atip kitabi aldim.Aslinda kitabin adi sanki zaman yolculugu ile bambaşka diyarlara gidecekmişiz izlenimi verse de genel anlamda Avrupa tarihi içeren ve dünyayı etkileyen bir geçmis yolculuğu seklinde düsünülebilir (tabiki paralel evrenler ya da solucan delikleri olmadan).küçük bir kar topunun büyümesi gibi önce geriatri kliniği şeklinde geçmiş odalarinin insanlara eski hatiralarini bir ölçüde yeniden canlandirma imkani sunarken (odalardaki nesnelerin detaylari muhteşem anlatılmış) öngörülemez bir biçimde tüm insanlik geçmişin girdabina çekilmeye başlar.Ne de olsa gençliğin coşkusu orada yatar.Ancak gençlik gecmis onyillar perdesinden bakildiginda savaslar, antlasmalar ,devrimler ve suikastler ile doludur ve acılarla yoğurulmustur.
Gaustin'in gerçeği nerede başlar oyunu nerede biter bilinmez ama bilinen şey geçmişin algiladigimiz zamandan farkli işleyişidir.Geçmis (kisisel gecmis ve dünyanin gecmisi olarak ikiye ayrilabilir.)çağırdığimız takdirde orada bir yerdedir.
Peki her seyin guzel olmasini dileyerek ve mutluluk ,huzur olacağini umarak aniden bambaşka bir dünya düzeni ortaya koymaya çalışsaydık insanlik yine savaslarin ve kötülugun ruzgarinda savrulur muydu?