·432 syf.····Okunma: 02 Aralık 2022 23:07 Proleterya , bu ismi ilk olarak seneler önce George Orwell'ın 1984 kitabında görmüştüm..
Ama proleteryanın ve poroleterlerin ne olduğunu ve neyin mücadelesini verdiğini bana Maksim Gorki öğretti. Tam bir baş yapıtla karşı karşıyasınız. Acele etmeden altını çizerek okumanız gereken bir kitap. Neden mi ? Çünkü, sizde biliyorsunuz ki bir toplumda ilerlemenin olması için emeğin karşılığının alınması için ilk olarak işçi ve emekçi tabanın bunun farkına varması , kendilerinin sömürüldüğünü bilmeleri lazım. İşte , Ana bize bunu anlatıyor.
Ana kahramanlarımız ; okuma yazması olmayan, çilekeş, tipik Anadolu kadınına benzeyen anne Pelageya , toplumun gidişatından memnun olmayan ,fabrikada zor şartlarda çalışan işçilerden biri olan ve bir yerlerde bir şeylerin eksik olduğunun ,emekçiye yapılan haksızlığın farkında olan ve bunun için de mücadele veren bir oğul , Pavel. Tabi ki bir de emekçiyi sömüren patronlar , taşeronlar ve bütün bir günü yutan , insanların kaslarından kendileri için gerekli olan gücü çekip alan makinelerin olduğu fabrika.
Pavel zaman zaman emekçi ve direngen arkadaş grubu ile evinde buluşur toplum, emek, proleterya gibi annesinin bilmediği şeylerden konuşurlardı. Zavallı kadın bu geç vakit gelip giden tiplerden hoşlanmaz ve oğlunun başına iş geleceğinden korkardı fakat oğlunun da kalbini kırmamak için ses etmezdi. Bir yandan semaverini kaynatıp çay ikramında bulunurken diğer yandan da ne konuştuklarına kulak kabartırdı. Derken bu buluşmalar sıklaştı ve bir gün Pavel hapse düştü. İşte o vakit de iş başa düştü bizim Ana oğlunun yerine bu toplantılara eşlik etmeye , kitap, dergi dağıtıp insanların aydınlanmasına yardımcı olmaya başladı ta ki kimliği ortaya çıkana kadar.
Toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından bir olarak kabul edilen Ana eseri Rus proleteryasının Çarlık Rusya'ya karşı verdiği devrimci mücadelenin romanıdır.
Keyifle okuyacağınızdan eminim...