Gönderi

"Türklerin devletlerinin ideolojik yönelimi ve yönetim biçimi, Batı Asya'nın Arap ve İran-İslam geleneklerine dayanıyordu. Gerçi orduların çoğunluğunu hayvancılığa dayalı hatta yarı göçebe yaşam biçimlerini sürdüren Oğuz Türkleri oluşturuyordu fakat sivil ve mali yönetimde İranlı vezirler ve katipler, kültür hayatında İranlı ve Arap şair ve yazarlar, medreselerde Arapçayı benimsemiş ulema ağır basıyordu."
Sayfa 166 - Anfora Yayıncılık·Kitabı okudu
·
160 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Rozk
Gönderi Sahibi
Hasan Kaya'nın alıntı yaparak kitabına eklediği bu bölümde - Metin Kurt, Türkiye Tarihi, Cilt 2, s. 18, Cem Yayınları. - İslam'ın kabulüyle beylikler, Selçuklular ve Osmanlılarda görülen dil ve dilin etki alanı açıkça ortaya koyuluyor. Devletin üst kademelerinin ve halkın aydın kesiminin kullandığı dil Arapça ve Farsçayken Türkçe geriye kalan Türk köylüsüne, fakir Anadolu halkına bırakılıyor. Bugün kullandığımız sözcüklerin büyük bir çoğunluğunun Arapça, Farsça kökenli olması bu etkileşimli yaşamın ve kültür özentisinin sonucudur. Adlarımızın kökenine bakmak bile bu özetinin görülmesi için yeterli olacaktır.