Livaneli gibi birinin Abdulhamid’i anlatması kulağa çok ilginç geldiğinden uzun zamandır okumayı planlıyordum. Beklediğimden çok daha objektifti. Daha doğrusu taraflı ama her iki tarafında görüşlerini kapsamış. Abdulhamid’in tarafından bakarken onu tutmuş. Abdülhamid düşmanları (doktor vs) tarafından bakarken düşmanları tutmuş. Buda taraflı bir tarafsızlık oluşturmuş bence. Sürgün yıllarını anlatıyor. Kulağa sıkıcı gelebilir. Sonuçta artık entrika yok, plan yok, olaylar yok. Ama gayet zevkliydi. Livaneli kitaplarında sürekli heyecanlandırmaz bence. Bir sakinlik, uzun yolculuk hissi verir. Ama öyle bitirir veya bazı sayfaları öyle çeker ki sadece onlar için kitap çok zevkli hale gelir. Bu da öyleydi.
Ayrıca dönemi, insanları, ortamı anlamak için romanlaştırılmış tarih anlatımlarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Tabi okurken roman olması hasebiyle eklenmiş şeyler olabileceğini göz önünde bulundurmak lazım. Bize bilgilerin aktara aktara ulaşması hasebiyle de abartılmış veya eksik anlatılmış noktaların olduğunu da göz önünde bulundurmak lazım. Livaneli Abdulhamid’i ne kadar iyi anlamıştı emin değilim. Özellikle bazı kısımlar Abdulhamid’in zihin yapısına uygun olmayan şekilde yorumlanmış gibi. Ama gerek karakteriyle ilgili gerek psikolojik durumuyla ilgili olan yorumlamaların harika olduğunu düşünüyorum. Görmeden tanımış gibi.