Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 02 Ekim 2023 15:11 Fazla empatiden sanki ben bıçaklanmışım gibi hissediyorum.
Bu his gün içinde geçecek ama bana yoğun duygular yaşatan -kitap boyunca olmasına da gerek yok- kitaplar her zaman ismini kazıyor aklıma. Bu kitabın son birkaç sayfasında yaşadığım hisleri bir süre unutmam.
100 küsür sayfa boyunca, kitapla ilgili düşüncelerim değişti aslında. İlk sayfasından beğendim, biraz ilerleyince gerek isimler olsun gerek anlatım tarzı olsun anlamakta zorlanmaya başladım. Bazı karakterlerin cinsiyetini bile tam anlamadım diyebilirim. Kitabın ikinci yarısından sonra hikaye beni içine aldı ve sabırla beni yükseltmesini bekledim.
Anlatım tarzı demiştim, buna literatürde ne deniyor bilmiyorum ama ben dedikodu anlatım tarzı diyeceğim :) Aslında tek bir anlatıcı var ama bazen hikayeyi başkalarının ağzından anlatıyor. “…” dedi, bana tarzında cümleler işleri oldukça zorlaştırdı benim için. Bazen 2. hatta 3.dereceden dolaylı anlatımlar var. Yine de bunun da hikayeye heyecan kattığını hissettiğim oldu.
Kitabın son ile başlaması son sayfalarda yaşadığım heyecanı ve korkuyu kesinliklikle törpülemedi. Gereğinden fazla hayal etmiş olmalıyım. Dışarı cıkan iç organlarımı tutarak yürümek zorunda kalan benmişim, göğsüme bıçak darbeleri yemişim gibi hissediyorum. Biraz acıyorum anlatabildim mi?