Gönderi

Kendine Ait Bir Oda Ve Biraz Feminizm
Puan vermedi·127 syf.··
2023 15. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2023 08:01
Bugün çok sevdiğim bir kitabın yorumuyla geldim. “Kendine Ait Bir Oda” feministliği feminaziye dönüştürmeden anlatabilmiş harika bir makale. (Evet aslında bir kitap değil uzun bir makale olarak kaleme alınmış.) Yazar kurmaca edebiyatta kadının yeri ile ilgili bir araştırmaya başlıyor. Bu sırada kafasında pek çok soru işareti belirmeye başlıyor. Örneğin, “Neden erkekler sürekli kadınlar hakkında yazıyor?” veya “Neden kadınlar yüzyıllar sonra yazmaya başlayıp sadece roman türüne yöneliyorlar?” Ardından yazar kadınların da yazması, hatta farklı türler yazması gerektiğini, kendilerine ait bir odaları olması gerektiğini ve bunun gerekçelerini sunuyor bizlere. O kadar eski yıllarda, o kadar zor yaşam şartlarında (yazarın hayatını araştırmanızı öneririm) Virginia Woolf’un böyle mantıklı bir bakış açısıyla yazması büyüleyici gerçekten. Eski bir eser olmasına rağmen öyle cümleler vardı ki, şak diye günümüz bakış açılarına oturuyordu. Hoş, teknoloji bu hızla ilerlerken insanlardaki bu ataerkil zihniyetin kaç yüzyıl sonra hala değişmemiş olduğunu görmek, kaba tabirle, bana biraz koydu. Kitapta o kadar çok hoşuma giden, “Burası çok önemli.” dediğim kısım oldu ki, kalemimi kaldıramadım resmen satırların altını çizmekten. Ben bir feministim ama açıkçası günümüzdeki “feministlik algısı” hiç hoşuma gitmiyor. Feminizm hak ve özgürlükler bakımından kadın erkek eşitliğine dayanıyor, ama maalesef günümüzde kendine ‘feminist’ diyen kesim %90 kadın üstünlüğünü savunur nitelikte cümleler kullanıyor. Bu da insanları feminizmden soğutuyor. Ama aslında feminizm o kadar medeni ve olması gereken bir şey ki. Baktığımızda, hepimiz insanız. Bir cinsiyet birinden daha üstün safsatası artık geride kalmadı mı? Bunu dediğimde linçleneceğim muhtemelen ama, ben ataerkilliğe çoğunlukla dinlerin sebep olduğunu düşünüyorum. Her dine sonsuz saygım olmakla beraber, bence dinlerde kadın erkek eşitliğinin zerresinden söz edemeyiz. Bunu deme nedenim de bu ve bunun gibi olaylar: Daha geçen hocanın biri çıkmış “Erkek toprakta, kadın ise erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığı için erkek göğsünde huzur bulur.” dedi. Ben bunu kabul etmek istemiyorum. Ben neden erkeğin bir uzantısıymış gibi muamele görüyorum ki? Neden sofra kurmadım diye azar işitiyorum ama babam veya erkek kardeşim/ağabeyim paşalar gibi sofraya buyur edilip bir de arkalarını da hizmetçiymişim gibi ben topluyorum? Bunları yapmazsam da yine bir kadın olan annem tarafından küçük görülüyorum? Neden herkes olması gereken buymuş gibi davranıyor? İnanın bunlar Türkiyede herhangi bir kadının aklında kolayca bulabileceğiniz düşüncelerden bazıları. Tabi bunları artık kabullenmiş olup, hemcinslerine köstek olan iğrenç bir tayfa da var ne yazık ki. Uyanın artık. Taş Devrinde değiliz. Avcılık-Toplayıcılık zamanı çoktan geçti. Artık “erkek avlanmaya gider, kadın eve bakar” gibi bir hayat söz konusu bile değil. Kitaptan taaa nerelere geldim. Ama bence bu, özellikle Türkiye için, ciddi bir konu. Bu yüzden her kadının, özellikle günümüz şartlarında Türkiyede yaşayan her kadının okumasını şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitap. Kısacası kızlarım, kadınlarım okuyun, öğrenin, kendinizi geliştirin. Kimsenin eline muhtaç olmayın. Kendi birikiminiz olsun. Sadece para değil. Dost, sevgi, eğitim, bilgi biriktirin. Hiçbir erkekten bir eksiğiniz olmadığını unutmayın. Sizi ezip geçmelerine izin vermeyin. Kadınlardan bahsedip durdum, kitap o tarafa yöneldiği için. Ama erkekler sizler de günümüz sosyal medyadaki feminaziye kayan kesime sakın aldanmayın. Siz üstün olmadığınız gibi, herhangi bir kadın da asla sizden üstün değil. Sosyal medyada örneğin ilişkiler için kadınların hazırlamış olduğu “Kadın olan taraf her zaman haklıdır.” tarzı söylemler var. Bunlara tepkinizi koymayı bilin. Ben bu cinsiyet kavgasından çok sıkıldım. Yüzyıllar geçmesine rağmen toplum olarak zihnimizde hala “kadının görevi bu erkeğin görevi bu” kompleksini aşamadığımız için aslında çok geri kalmış bir toplumuz. Umarım insanların cinsiyetindense kişiliklerini karşılaştırmayı artık öğreniriz. Kadın-erkek demeden bu kitabın okunması gerektiğini düşünüyorum. İnce ama vurucu bir kitap. Karşıt görüşlerde de olsanız, sadece yargılamadan okuyun demek istediğim bir kitap. İyi okumalar:)
Feminist İsyan
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,2bin okunma
··
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.