Puan vermedi·284 syf.····Okunma: 03 Ekim 2023 19:31 Uzun zamandır beni ağlatan bir kitap olmamıştı.
Leyla Hanım ağlattı beni.
Zarif, kendinden emin, eğitimli, asil, dik başlı bir paşa torunu Leyla.
Ananesi yetiştiriyor Leyla’yı ve uzun yıllar kendisine miras bırakılan evde tek başına, kimseye ihtiyaç duymadan, ama çevresinde bulunan herkesin de kendisine duyduğu sevgi ve saygıyla; huzurlu bir hayat yaşıyor Leyla. Ta ki bir gün evinden atılana kadar. Gerisi büyük bir mücadele. Hem hayatla, hem kendisiyle.
Kitabın girişi, akışı, karakterlerleri o kadar güzeldi ki…
Leyla ve Roxy’nin zıtlık gibi görünen benzerlikleri, kendilerine bile ifade etmekten korktukları iç dünyalarının birbirlerine tıpkı eriyen buzlar gibi çözülmesi, dostlukları, yoldaşlıkları. Yusuf’un bitmek bilmez mücadelesi ve beyefendiliği, üçünün arasında kurulan bağ, çok ama çok farklıydı.
Kitabın sonununda ne olacağını az çok tahmin edebiliyordum ama bu şekilde olacağı asla aklıma gelmedi. Hem şaşırdım, hem üzüldüm, sevindim. Kaç duyguyu aynı anda yaşadım bilmiyorum. Son cümleleri bulanık gördüm zaten
Kitapta tarihi anlatımlar da mevcut fakat konuyu dağıtacak boyutta değil, çok yerinde ve gerekli şekilde verilmiş bence.
Livaneli benim hayran olduğum bir yazar; hem edebiyatına hem de müziğine.
Okuduğum her eserinde bu hayranlık artıyor.
Mutlaka okuyun.