Şu ana kadar okuduğum en değişik kitaptı. Ortada bir karakter ve somut birşey yok ama çok fazla düşünce var. Bu düşüncelerin bir kısmını belki de çoğunu yaşamımızda karşılaşmış kimi zaman benimsemiş kimi zaman karşılaşmamayı dilemişizdir. Bu düşüncelerin çoğu uyku ile uyanıklık arasında zihnimizin berrak olduğu zamanda iç sesimizle konuşur tartışırız. Bazen bir karara bağlar bazen de denizdeki dalgalara karışır. Toplumun kabul ettiği düşüncelerin doğru olduğunu kayıtsız kabul edenler olduğu gibi inkar edenler de vardır. Bir de bunu tartışanlar. Bu tartışma iç sesinle başlar her zaman. Bazen kazanırsak kaybederiz. Düşünceyi benimseyip o doğrultuda yaşamaya başlayınca toplumdan bir soyutlanma başlar. Bunun beraberinde yalnızlık gelir. Daha fazla iç sesimizle tartışmalar çeşitli ateşli diyaloglar olur. Bazen bir mahalle baskısı size her doğru her yerde söylenmez dese de aslında her doğru herkese söylenmez. Kendi kabuğunu kırıp varoluşunun farkına varmış kişiler, kişiliklerini bu doğruların temelleriyle inşa etmiştir. Bu tür kitaplar çok özel. Herkes kendinden bir pay çıkarıp farklı şekilde bir son hazırlayabilir. Biraz saçmalamış olabilirim. Mazur görün efendim