Tüm Kitapseverlere Merhaba!
Irvin D. Yalom’un Pegasus Yayınları’ndan çıkan bu kitabı 249 sayfa ve 7 bölümden oluşmakta. Önsöz ve Sonsöz ile birlikte Kılavuz ve Terapistlere Tavsiyeler bölümleri de mevcut.
Kitabın dili, Yalom’un tüm kitaplarında olduğu gibi oldukça akıcı ve sürükleyici. Hemen burada belirtmek gerekir ki; kitabı İngilizce aslından Zeliha Babayiğit çevirmiş. Kitabı kendi dilinizde yazılmış gibi okuyorsunuz.
Kitap, ölüm anksiyetesi yaşayan veya hayatın ve ölümün farkına varan ve bir çıkış yolu arayan okurlar için bir başlangıç rehberi görevi görebilir.
Kitabı kısaca anlatmak gerekirse; Piskiyatrist olan yazarın hastalarıyla gerçekleştirdiği ve ölüm anksiyetesi temelli terapilerinden bazılarını değerlendirmesi, kendi tecrübeleri ve uzmanlığıyla harmanlayıp, biz okurlara konuyu yansıtıp irdelemesi üzerine kurulu diyebilirim.
Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek kitabını ‘Başlangıç rehberi’ olarak anmamın sebebi, size hissettirdiği duyguların yoğunluklarının, yazarın Aşkın Celladı adlı kitabının biraz daha gerisinde kaldığını düşünüyor olmam.
Aşkın Celladı isimli kitabında da yazar aynı konuyu işlemiş ancak okuyucuya daha net bir kılavuzluk sağlamıştı diye düşünüyorum.
Bu kitap ise konuyla ilgilenen sıradan okuyucunun yanında, daha çok terapiyle biraz daha derinden ilgilenen okuyucuya hitap etmekte diyebilirim.
Kitapta altını çizip not alacağınız, daha sonra üzerine düşünüp araştırma yapacağınız ya da arkadalarınızla ya da sevdiklerinizle paylaşacağınız birçok önemli nokta var.
Kitapta bir iki tane baskı/yazım hatası mevcut ve bu okuma akıcılığına etki etmeyecek kadar az.
Yalnız kitabın (Sonsözden önceki) son cümlesinin bir hatayla bitmiş olması büyük talihsizlik olmuş.
Kitabı tüm kitapseverlere, özellikle hayatın anlamını sorgulayan, kapana sıkılmışçasına tekdüze hayatlar süren, yaşamı dolu dolu yaşamak yerine kendi kendisinin engeli ve bahanesi olup kısa ömrünü haba ettiğini düşünen herkese ayrıca tavsiye ederim.
Unutmamak gerekir ki “Yaşam”, “Yaşamak” değildir.
“Yaşamak” geriye baktığımızda zamanı yitirdiğimize pişman olmayacağımız bir ömür sürmektir.
Ve bunu görmek için ilerleyen yaşları beklemek yerine; şimdi, şu anda geçmişe bakıp, geçen son birkaç yılımızı nasıl harcadığımızı düşünmek, harekete geçmek için bir kıvılcım yaratabilir.
Okur Kalın!
Mutlu Kalın!