·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ekim 2023 00:00 “Vardım kiliseye Haç suda döner,
Dinimden dönersem el beni kınar.
Mustafa bu aşka nice bir yanar
Başımı sevdaya salan o Ahçik,
Aman o Ahçik, civan o Ahçik…”
Herkese merhaba. Bugün bir Elazığlı olarak türküsü ile mest olduğum sürekli dinlediğim Ahçik’in öyküsü ile sizlerleyim. Hikaye bu topraklarda en sevdiğim yerlerden biri olan Tarihi Harput mezrasında geçtiği için kendimi bir an olayları yaşar vaziyette buldum. Ahçik, ermeni kızı demek türkçemizde. Ermeni dilinde anlamı ise demet. Bilirsiniz ki, 1900’lü yıllarda Harput, Van, Bitlis, Diyarbekir gibi doğu şehirlerinde Ermeniler ile kardeşçe yaşam sürerdi atalarımız. Daha sonra nifak tohumları ekildi ve aynı sofradan yediğimiz insanlarla birbirimize düşman hale geldik. Günümüzde küfür etmeni olarak dahi kullanılabilen bu insanlarla bir zamanlar tüm dertleri birlikte paylaştık. İşte bu kardeş zamanlarda Mustafa ve Ahçik birbirlerine aşık olurlar. Fakat tam bu sırada Zararlı Cemiyetler devreye girer. Ve bir dizi olaylar… Mustafa ve Ahçik’in birbirlerini Harput sokaklarında nasıl sevdiklerini, sonra da nasıl imkansıza yürüdüklerini okuyacaksınız bu satırlarda.
Yazar, hem o zamanlar hakkında bilgilendirici bir kitap yazmış hem de üst düzey betimleme ile olay içinde yaşatmış bizi.. Fakat yayınevi için aynı methiyeleri düzemeyeceğim çünkü o kadar fazla yanlış basılan kelime vardı ki bir ara kelime tahmin etmeye çalışıyordum. Ayrıca kitabın bazı bölümlerinde soldan değil sağ sayfadan devam edilmesi gerekiyordu yanlış basımdan dolayı. Kafamı biraz karıştırdı. Onun haricinde hikayesi çok güzel. Tabii ki özellikle kendi kültürüm adına bu hikayeyi okutmanızı isterim. Keyifli okumalar! :) ( Bu arada kendi okuduğum yayını burada bulamadım, basımından hoşlanmadığım yayın Bordo Yayınları)