·294 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Ağustos 2017 16:29 Yaşar Kemal 'e hep "insandan önce toprağı tanımış Anadolu çocuğu" dendiğini gördüm. Bu kitabı okuyunca aslında çok yerinde bir söylem olduğunu anladım.
Yaşar Kemal' in bu kitabında hayatını adadığı mücadele var diyebilirim.
Kitap 3 kısım sayılabilir konuşmaları, röportajları ve anıları. Kitapta verdiği mücadele, başından geçenler, fikirleri ve yorumları var. Bir solukta okunan bazende kafanıza vuran gerçekleri yüze tokat gibi çarpan ama aslında hep iyiyi isteyen güzel bir dili var. Nazım Hikmet'ten Orhan Kemal'e Türkiye'de hep çile çeken yazarlara da yer vermiş.
Dünya'yı bir bahçe gören Yaşar Kemal her kültürü bu bahçede bir çiçek sayıyor ve korunması için verdiği mücadeleyi yaptığı uğraşları anlatıyor.
Türkiye'nin siyasi durumuna da çokça değinen Yaşar Kemal
"En az hapishanede kalan yazar, en az dayak yiyen yazar, en az zulme uğrayan yazar benim"
diyerek Türk edebiyatının ne yollardan geçtiğini de anlatıyor.
Kitabı bitirince onun toprağı, Anadolu'yu, insanı, insanlığı bilen bir aydın, bir usta yazar olduğunu tekrar tekrar anlayacaksınız.
Kısacası,
"Onun düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığın belgeleridir"