10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2023 41. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2023 17:41
Yeraltından Notlar’da Dostoyevski, bize hastalıklı bir adamın kendiyle hesaplaşmasını belki de kendiyle hesaplaşamadığı şeyleri anlatıyor. Bu adamın roman boyunca ismi geçmez çünkü o büyük bir insanlığı temsil eder. Birçoklarının söylemeye cesaret bile edemeyeceği şeyleri söylemekten çekinmeye bu adam, kendi zihninin ücralarında dolanan, bu hayatta bir yer sahibi olmak isteyen ama bir yandan da istemeyen kimimize göre aykırılık sahibidir. Biz onu bu aykırılıkla yargılarız, peki kendi aykırılıklarımızı ne kadar yargılarız? Ya da bu soruyu şöyle soralım: Başkasına aykırılıkla bakıyorken biz ne kadar aykırı değilizdir? Bir insan kendine ne denli dürüst olabilir? Hiç kendinize karşı tamamen dürüst oldunuz mu? Aklınıza gelen kötü düşünceler yüzünden kendinizi yiyip bitirdiğiniz ya da bunun hemen üstünün kapanmasını düşündüğünüz şeyler oldu mu? Dostoyevski, bir insanın tamamen iyi ya da kötü olamayacağını birçok romanında dile getirirken, Yeraltından Notlar’da buna tamamen ışık tutar. Karakterimiz bazen bir fahişeye nasihat verip onu bu kötü durumdan kurtarmak için onunla konuşacak kadar iyi kalpli, bazen de sırf hal ve hareketlerini beğenmediği için yanındaki uşağını öldürmek isteyecek kadar kötüdür. İşte insan da budur der bize Dostoyevski. Hep uçlarda yaşayan, iyi ve kötünün arasında gidip gelen, bazen yeraltına düşen, bazen de oradan çıkmak için muhteşem bir yaşama isteğiyle dolup taşan… Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde isimsiz karakterimiz içindeki her şeyi bir bir döküyor. Bir insanın kendine itiraf etmekten korkacağı cinsten şeyleri o kadar büyük cesaretle anlatıyor ki, bunlar size normal gelmeye başlıyor. Gerçi belki de normal olması gerekiyordur… Fakat kitap boyunca karakterimizin tek bir düşüncesi vardır: Var olmak. Var olmak basit bir kelime gibi görünse de aslında tüm yaşamı içinde barındırıyor. Bütün pisliğiyle, ahlaksızlığıyla, hırsıyla, caniliğiyle bütün bir yaşam. İkinci bölümde insan bizi yirmili yaşlarına götürüp, devlet memuruyken başından geçen olayları anlatıyor. İkinci bölümde karakterin bize anlatmak istediği her şey yerli yerine oturmaya başlıyor. Var olmak istemesi, ezilen biri gibi görünmemek için çabalaması hatta bu yüzden gururunu nasıl ayaklar altına aldığını anlatıyor. Sırf bir general onu fark etsin diye Neva Bulvarı’na aldığı yeni giysilerle çıkıyor, ona çarpmak için birçok deneme yapıyor. Bu sayede general onu fark etsin, onun da bu hayatta yaşayan bir insan olduğunu görsün. Arkadaş dediği kişilerle gittiği yemekte yaptığı konuşma belki de bu kitabın en can alıcı yeriydi fakat ondan da önemli nokta, yemek sonrası arkadaşlarının gittiği genelevde bir kadınla tanışıp onunla sohbet ettiği bölümlerdi. Bu kadına aşık mı oldu yoksa nefret mi etti bilinmez, belki de hem aşık olup hem nefret etmiştir. Onun bilinçaltından geçenlerin belki de ufacık bir kısmını okuyorduk. Kendimize göre çıkarımlarımız elbette olacaktır fakat her zaman içimizde bir “acaba” kalacak. Çünkü daha önce de söylediğim gibi insan uçurumlarda yaşar, iki kere iki ona geldiğinde her zaman dört etmez. Ne dünyanın en iyisidir ne de en kötüsü. Bu uçlarda gidip gelir. Her zaman. Yeraltından Notlar’ı anlatmak da anlamaya çalışmak kadar zor. Çünkü bu basit bir kurgu eser değil. Hayatı tüm çıplaklığıyla gösteren, bir insanın en dibini, en uçlarını anlatan bir eser. Dostoyevski’nin bu coşkulu anlatımı karakterle bütünleşmemizi ve empati yapmamızı sağlıyor. Bazen ona kızıyoruz, bazen üzülüyoruz hatta bazen o kadar duygulanıyoruz ki karakterimizin genelevde tanıştığı kadın Liza ile olan sohbetinde gözlerimiz doluyor, içimiz paramparça oluyor. Onunla kalkıyoruz o masadan, onunla bağırıyoruz yanındaki arkadaşlarına. Onunla volta atıyoruz o restoranın ortasında. Ne kadar anlatmaya çabalasam da hep bir yerler eksik kalacak o yüzden anlatacak şeyler olsa da biz burada duralım. Belki her yıl belki de iki üç yılda bir tekrar tekrar okunmalı ve altı çizili yerlerde sürekli gezinmek gerekli. O müthiş satırlarda bulunmaya çalışılan anlamlar bir bir ortaya çıkar belki böylece.
1000Kitap
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
·
679 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sevginin bulunmadığı yerde aklı da arama... Bu cümle Yer altında yazılabilecek en güzel notlardandı... Emeğinize sağlık.