·336 syf.····Okunma: 02 Ağustos 2017 00:00 Halkın çok büyük bir kısmı nükleer enerjiden korkuyorken bilim insanlarının azının ,fizikçi bilim insanlarının çok azının ,nükleer fizikçi bilim insanlarının yok denecek kadar azının korkmasının sebebi neydi?
İnsanların nükleer enerjiyle tanışmasının atom bombasıyla olması mıydı?Gerçekten çevreci olmaları mıydı?Yoksa basın ve medyanın yönlendirmesi miydi?
Basın ve medya nasıl etkileyici içerik üretebileceğinin ve seyirci tutabileceğinin derdindeydi.Doğru ve gerçek haberleri seyircilere ulaştırmanın derdinde değildi.Nükleer de bu konuda iyi bir malzeme olmuştu.Ayrıca bilgisiz insanların düşüncelerini maniple edebilecek en müthiş araçtı basın.Oysa bilim insanlarının verileri tartışılmayacak derecede nükleerden yanaydı ama maalesef basın gibi bir araç ellerinde olmadığı ve insanlar bilimsel verileri çekici bulmadığı için fikirleri geniş kitlelere ulaşmıyor halk korkmaya devam ediyordu.
Nükleer karşıtları kimi zaman radyasyonu bahane etti.Oysa halk nükleer santralin yıllık yayacağı radyasyonun 4 günde doğadan alacağı doğal radyasyon miktarına eşit olduğunun farkında değildi.
Kimi zaman çevreci postuna büründüler.Oysa nükleer enerjiden ne doğru düzgün radyasyon ne de atık çıkıyordu.Kapladığı yer itibariyle de oldukça azdı.
Kimi zaman güneşi ve rüzgarı alternatif olarak gördüler.Oysa güneş panelleri gecelerde, bulutlu günlerde ve kışlarda doğru düzgün çalışamıyordu.Rüzgar da ne zaman esip esmeyeceği belli değildi.Ayrıca bunların kapladıkları alan ve bunlara sarfedilen meblağ çok fazlaydı.Depolanması zordu,verimlilikleri azdı ve çevreye çok büyük bir hurda yığını bırakıyordu.
Kimi zaman ya patlarsa diye düşündüler.Oysa olasılıkları hesaplamaya üşendiler.Karşıdan karşıya geçerken, araba sürerken vb. ölme ihtimalleri daha fazlaydı, bunu hiç düşünmediler.Termik santrallerin katı atıklarının(arsenik,çinko,kurşun vb) toprağa,gaz atıklarının havaya verildiğinin farkında değillerdi(!)ve her yıl hava kirliliğine bağlı on bin insan ölüyor on binlercesi acı çekiyordu.
...
Kitabın yazarı fizikçi bir bilim insanıdır ve Amerikan halkının nükleere bakışını değiştirmeyi amaçlamıştır.Çernobil felaketinden birkaç yıl önce yazılmıştır.Basının bilimin yanında değil de hiçbir dayanak noktası olmayan çevreci geçinenlerin yanında oluşunu tenkit etmiştir.Kitapta çok fazla olasılıksal veri bulunması yazarın görüşünü kuvvetlendirmektedir.Belli bir süre sonra bu veriler sizi sıkabilir.Yazarın kendisi de sıkıldığınız yerde o kısmı atlayın demektedir.