Rabbim Adem'in hamurunu cennet göklerinin altında esenlik toprağının üzerinde yoğurdu Alemlerin Rabbi bu hamura gazapla rahmeti celalle cemali korkuyla ümidi ve yüzlerce binlerceyi kattı Adem'in mayasında kötülük yoktu Özünde temizdi iyiydi. Lakin sınav yeriydi dünya yaratıcı Adem'in hamuruna kötülük koymadı ama kötülüğü taşıyabilecek bir kıvam ekledi. Sonrada bu kıvama bir Parça kararsızlık biraz unutkanlık epeycede sabırsızlık ilave etti. Bu kadar karışığın arasına Adem Eğri ile doğruyu birbirinden ayırsın diye yaratan aklı yarattı ve onu Adem'in başına koydu daha sonra kalbi yarattı Adem'in kalbini göğsünün sol yanına bıraktı. Kalp aklın çıkmadığı yücelere çıkacaktı Akıldan daha diri daha parlaktı Adem'in bedeni halden hale geçti kaptan kaba döküldü şekle şemaile girdi. Ama hala eksikti Öylece yatıyordu canı yoktu . Alemlerin rabbi bu toprak bedene nefesinden nefha,
Suretinden suret
Ruhundan ruh verdi.
Rabbi meleklerine Adem'e secde etmelerini emretti. Eğilin onun önünde benim benim ruhumdan bir parçanın önünde eğilir gibi eğilin. Secde emrinin evveliyatı vardı aslında. Hani alemlerin Rabbi meleklere ben yeryüzünde bir halife yaratacağım deyince melekler şaşırdı bir insan nasıl olurdu? Hem yeryüzünde hem halife ? Bunun üzerine sormuşlardı ki biz seni yeterince övemiyor muyuz ? Biz senin isimlerini zikreden be sana ibadet eden günah işlemez meleklerden nasıl halife o olurdu ? Meleklerin niyetleri açıktı Öğrenmek için sormuşlardı üstelik meleklerin kalplerine bu soru sezgisini düşünende evvel Allah'tı. Bir kez daha : nasıl olurdu ?
Sen orada kan dökücü fesat çıkarıcı birini mi yaratacaksın ?
Ne demek kan dökücü ? Adem daha bir toprak yığının tortusunda hazır, ve Rahman Allah'ın kelamında bir kelime iken bu ağır suçlamanın altında kalmıştı.
Rabbi Adem'in eline kelimeler Kitabı'nı verdi sayfalarıda zihnine serdi.
Nihayetinde Adem'e bütün isimleri öğretti
Cennette bir Varlığı bir ismi olan her şey Adem'in önünde eğildi biri müstesna
Alev ateşti. Işıklarını saçarak geldi
Ben mi dedi , secde buyruğuyla Karşılaştığı daha ilk anda Kibrin zamiri ben . Ben diye yineledi ben diye devam etti Ben ki dumansız Ateş'ten yaratılmışım , asilim vakarlıyım. Kendi özelliklerini Ateş'in yakıcı lisanında bir bir sıraladı. Ateş'i yücelttikçe yüceltti. Beni dedi ateşten ateş derken sesi titredi onu çamurdan yarattın ben Ateş'ten mizacımla seçilmiş üstün tutulmuş olan değil miydim ? Ben başka ben yekta değil miydim? Oysa sen onu benden üstün kıldın sonra tuttun şu Bulanık balçık bedene Secde etmemi emrettin. Ben şu biçimsiz kara kasvetli şeyin önünde eğilmem Hayır asla ! Ölürüm de onun önünde küçülmem. Bu toprak beden bu çamurdan şeye Secde etmem
Neticede baş eğmesi istenirken başını göklere dikti. Cennetin üzerine bir dehşet sessizliği çöktü. Şeytanın kibri görünürde Adem'e yönelikti ama emri Alemlerin Rabbi vermişti yeniden rabbinin katına baktı ve : Ölüleri dirilteceğin güne dek beni öldürme . Akit Kıyamete değin olsun . Adem soyunu yoldan çıkarmak için izin istedi . Kabul gördü dileği en eski Düşmanlık hikayesi böyle başkadı
Ateş'in tutkusu , toprağın onuru