·144 syf.····Okunma: 29 Ekim 2023 17:19 Merhaba sevgili kitap severler.
Size çok yorucu iş tempomun arasına sıkıştırdığım güzel bir kitaptan söz etmek istiyorum.Mesai saatleri içerisinde ve özellikle ağır vakalarda kendimi bu kitabı düşünmekten alıkoyamıyordum.(Farkındayım meslek etiğine aykırı bu yaptığım,ama elimde değildi zihnim bana küçük oyunlar oynuyordu ne yazık ki):))
Velhasılıkelam:)) Sözü çok uzatmadan kitap incelemesine geçmek istiyorum.Kitabın her satırına hayran kaldım fakat bende tokat etkisi yaratan iki cümleyi buraya iliştirmekten başlayayım.
Birincisi:”Eğer biri benim düşündüklerimin veya yaptıklarımın doğru olmadığını ispatlarıyla ortaya koyarsa onları düzeltir ve o kişiye minnettar olurum. Çünkü hakikati arıyorum ben” bir diğeri ise”Kesinlikle gerçekleştirmek istediğin şeyler için hızlan boş umutları defet ve eğer kendinle ilgiliysen hala mümkünken kendi yardımına kendin koş.” Yazarken bile bir titreme geldi:)) Bunlar sadece bende bu etkiyi yaratmış olamaz değil mi?
Bu kitabı okumaktan ziyade yaşayanlar ne demek istediğimi anladı sanırım. Yani demem o ki bazı cümleler,satırlar vardır ki insanda şokk etkisi yaratıp günlerce üzerine düşünmeyi sağlayor.İşte bana tam olarak böyle oldu.Bence güzel de oldu:))Şimdi de biraz stoa felsefesinden bahsedelim ne dersiniz?
Stoa felsefesine güzel bir boyut katan Aurelius, beş iyi Roma imparatorundan sonuncusu sayılmakta ve aynı zamanda Antik Roma Dönemi imparatoru olarak çıktığı seferler sırasında bu eseri kaleme almaya başlamıştır.Stoa düşüncesinin en tanınmış eserlerinden biri olarak şahsına Stoacı İmparator, Filozof Kral gibi unvanlar kazandırmıştır. Aurelius, yalnızca kendisini eleştirip ona yol gösteren düşüncelerini dışa vurmakla kalmamış aynı zamanda Stoa öğretisini benimseyenlere eleştirilerde bulunarak onların da doğruyu bulabilmesine ışık tutmuş ve düşünceleriyle ardından gelenlere hatta rönesansa da temel oluşturmuş,Stoa felsefesinin genel hatlarını çizerek bunları kendi kişisel gelişimiyle de harmanlamıştır…Oldukça etkilii.
Yazara gelince;ilk kez bir kitabını okuduğum ve bunun için kendimi suçladığım Marcus;yaşam,hayatın anlamı, doğa, varoluş sorguları,ölüm,akıl,bilim,sanat, zaman ve acıların gelip geçiciliği... o kadar geniş yelpazede aydınlatıyor ki sizi, hem ufkunuz genişliyor hem de yazara hayran oluyorsunuz.
Zaman diyor mesela,"gerçekleşen her şeyi taşıyan bir nehre, güçlü bir akıntıya benzer. Çünkü görür görmez her şey akıntıya kapılıp gider; işte bir diğeri geçiyor şimdi, o da diğerleri gibi kapılıp gidecek"...
Kısacası yazar, muhteşem vurguları ile ideal insana ulaşma formüllerini veriyor... Ben bu kitaba bayıldım yanlış zamanda okuduğum bir kitap olarak değerlendiriyorum ama bu bir kayıp değil çünkü bu kitap benim başucu kitabım olarak kalacak yorulduğum ve bunaldığım zamanlarda tekrar altını çizdiğim cümleleri okuyup ilham almaya devam edeceğim.Size de şimdide keyifli okumalar diliyorum.Bu kitapta muazzam bilgiler var.Bence herkesin biraz olsun bu bilgileri hayatına entegre etmesi gerekiyor…
Sağlıklı günler diliyorum:))