·328 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Ekim 2023 18:01 "Kim kaçarsa kendi, kendi dışına
Yazık olur ömrünün uğraşına
Dönmeli, dönmeli kendi özüne
Bir ayna tutmalı kendi yüzüne."
İnsanız, dolayısıyla her yerde de insan var. Gerçekten insansa tabi. Cabulka öyle değil. Kahramanlarımızın tamamı kuşlardan oluşuyor. İnsanlara yer yok. Konuşabilen, düşünebilen kuşlarımızın pek insandan farkı da yok tabi. Kanatlarını açmış uçan anka kuşu biçimli Cabulka'da bilinen, araf ve karanlık diyar mevcut. Bilinen diyar bir krala bağlı çeşitli kuş hanedanlıklarıyla yönetilmekte. Karanlık diyar ise bir diktatör ve köle halktan oluşmakta. Araf diyar ise ikisi arasında kalmış kanunsuz topraklar. Karanlık diyarın en büyük arzusu Cabulka hakimiyeti ve bunun için mücadele içinde. Bilinen diyar ise Ornitüy Akademi başkanı Agah Usta'nın da yönlendirmesiyle tüm Cabulka'yı avucuna almış bir hastalıkla mücadele peşinde. Tabi aynı zamanda karanlık diyar ile de baş etmesi lazım. Araf ise bildiğiniz araf. Okulunu yeni bitirmiş henüz tecrübesiz Bilinen diyar hanedanlarından soylu gençler bu hastalıkla mücadele için yolculuğu çıkıyorlar. Ve macera başlıyor. Bu macera ikinci kitap konusu belliki. Cabulka'yı, kuşları, bu dünyanın düzenini, rüzgarlarını, yönetim şekillerini, kuşlar arası ilişkiyi öğreniyoruz. Güzel bir başlangıç kitabı olmuş. Bu aralar Türk yazarlarımızdan ilerliyorum. Atlas Ateş, Türk mitolojisi ve efsaneleriyle harmanlanmıştı. Cabulka'da anka kuşuna, kaf dağlarına dayanıyor. Kendi yazarlarımızı böyle görmek ve zevkle okumak muhteşem. Cabulka'ya şans verin derim, siz başlayın o sizi alıp götürecektir.
" Yaşamın pusulası olsaydı, biz burada ve bu yolculuğu konuşuyor olamazdık. Pusula yola aittir, yolcuya ve yolculuğa değil çünkü yol, sadece yaşamdan bir parçadır. Oysa yolcu ve yolculuğu, yașamın tümüdür. Unutmayın, yolun sonu var ama yolcu ölmedikçe yolculuğu
bitmez."