·110 syf.····Okunma: 01 Ağustos 2023 23:33 Modern Klasiklerin önemli yazarlarından biri olan Albert Camus'yu okumaya Yabancı kitabıyla başlamış oldum. Bende modern klasiklere karşı hep bir önyargı vardı fakat bu kitap o önyargımı net bir şekilde kırdı diyebiliriz.
Kitabımız bir ölüm haberiyle başlıyor. Ana karakterimiz Meursault, annesinin kaldığı bakımevinde vefat ettiğini öğrenir. Bakımevine giden Meursault annesinin naaşının başında bir gece geçirir. Bu süreçte sergilediğini soğuk kanlılık ve umursamazlık herkesin dikkatini çekmiştir. Hatta kitabın bu kısımlarında annesine asla bir sevgi beslemediğini de düşünmüştüm. Fakat kitabın ilerleyen kısımlarından bu ana karakterimizin aslında kendi içinde duygusuz ve umursamaz olduğunu anlıyoruz. O kadar umursamazdır ki annesinin cenazesinden sonra hayat onun için rutin bir şekilde akmaya devam eder. Kız arkadaşıyla denize gider, ona çıkma teklifi eder. Hatta o kadar normal davranıyordur ki ana karakterimizin kız arkadaşı, annesinin öldüğünü Meursault'un boynuna sardığı siyah bir fular ile beraber öğrenir. Meursault'un bu umursamaz tavırları başına ilerleyen süreçlerde çok bela olacaktır aslında.
Yakın arkadaşlarının bir grup Arap genç ile kavga etmesi sonucu Meursault bir Arap genci öldürür.
Kitabın en can alıcı kısmı da mahkeme süreciyle başlar diyebiliriz. Bu mahkeme süreci, ana karakterimizin annesinin öldüğünü zamanki soğukkanlılığına bile büyük atıfta bulunuyor aslında.
Keyifle okuduğum ve bittiği zaman uzunca duvarı izlediğim kitaplardan biriydi diyebilirim. Zaman içinde farklı farklı şekillerde anlam bulmuş ve farklı farklı tartışma konularına karışmış bu kitap bence her kütüphanede bulunması gereken kitaplardan biri. İnce olmasına rağmen çerez bir kitap diyemiyorum, zaman ayırıp sindirerek okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitapta derin bir bütünlük var. Ana karakterin toplum içindeki ve kendi içindeki psikolojisini kavrayabilmek için sakin bir kafa lazım :)
Seveceğinizi düşünüyorum, keyifli okumalar