Izabel'in konusu, ilk kitaptan da hatırlayacağımız Sarai isimli kızımızın nihayet huzur ermişken, kendi başına salak saçma işlere bulaşmasını konu ediniyor. Zorlama bir kitap olduğu gibi ilkinden çok daha sıkıcı olduğunu düşünüyorum.
Buradan itibaren spoiler vererek açıklayacağım.
Öncelikle kızımız nihayet kendine ait bir hayata, huzurlu bir eve kavuşuyor. Buraya kadar her şey normal. Elbettte ilk kitaptan hatırlayacağımız Victor'u özlüyor. Bunu da kabul ediyorum.
Ama katil olmaya özenerek zengin bir adamı öldürmeye giderken neden aklını peynir ekmekle yediğini merak ediyorum.
Yazarımız kızımızın başından beri suç örgütleriyle, katillerle iç içe olduğu bir profil çizmişti. Zaten başından beri neyin ne olduğunu biliyordu.
Şimdi neden karpuz kesmeye gidecekmiş gibi adam öldürmeye gittiğini anlayamadım.
Yanına iki arkadaşını alıp sonra onlar öldüğü için şok geçirmesi mesela nedendi? Bu kız zaten işin dallanıp budaklanacağını başının belaya gireceğini bilmiyor mu? Ben bile hayatımda böyle işlere girmemiş biri olarak bu işin kolay olmayacağını bilirim. Şimdi kızımız Googledan iki web adresi dolandı diye başının belaya girmeyeceğini mi düşünüyordu?
Hadi onu geçtim. Yazarımız kızın aşırı zeki olduğunu vurgulamaya çalışmış. Ama Allah aşkına krav maga eğitimi almaya gittiğinde benim buna ihtiyacım yok demesi neydi? Hangi zeki insan evladı dövüş eğitimi bile olmadan tamam ben kiralık katil olacağım der?
Güya her şeyi intikamla yaptı. Ama bana göre sırf erkek karakterimizin yanında kalabilsin diye uydurulmuş bir amaç gibi geldi.
Puanım 3