ilk bolum olan "yeraltı" o kadar guzeldi ki, olur da incelemeyi uzatırsam diye ilk olarak bunu yazmak istedim. her ne kadar ikinci kısımda afallasam da karakterin, liza adlı karaktere soylediklerinin dogru oldugu bir gercek. insanlıga, aslında insanlıgın bildigi olguları anlatıyor ancak bunu oyle bir dillendiriyordu ki altını cizmedigim yer kalmadı. dostoyevski benim kalemim bir adam. biri gibi yazacaksam dusuncelerini insanı tokatlarcasına dile getiren dostoyevski tercihim olurdu. felsefi yorumlarını sevdim, dedigim gibi yeraltı bolumundeki fikirleri aklıma yattı ve karakteri bir karakterden cok insan gormeme sebep oldu. sindirmesi zor, yine de iki artı ikinin ben istersem pekala bes de edebilecegini fark ettim.