Wie viel ist aufzuleiden!
(Halledilecek ne çok acı var)
-Rilke
Frankl’ın milyonların başucu kitabı olan bu kitabı her gencin okuması gereken bir yapıt. Hem su gibi akıyor hem her satırın altını çizmek isteyecek kadar derin.
İkinci dünya savaşında toplama kamplarının hikayelerini çokça okuyup izlemişsinizdir.
Oradan kurtulan bir psikiyatrın kaleminden insanların bu olağanüstü baskı ortamı ve sonrasındaki tutumlarının analizini okumaksa bambaşka bir tat.
Özellikle buraya almak istediğim iki pasaj var.
İlki içinde bulunduğumuz durum ne olursa olsun hayatımızın kontrolünü almamızı söylüyor.
1. “Hiçbir insan ve hiçbir yazgı, başka bir insan ve yazgıyla kıyaslanamaz. Hiçbir durum kendini tekrar etmez ve her durum farklı bir cevap gerektirir. Bazen insanın kendini içinde bulduğu durum, onun kendi kaderini eylemiyle değiştirmesini gerektirir.”
İkincisi önemli bir tehlikeye dikkat çekiyor. Baskı altında travmatize olan insanların o baskıdan kurtulduğunda yapabileceği korkunç şeylere…
2. “Şimdi özgür kaldıklarına göre, bu özgürlüğü fütursuzca ve saygısızca kullanabileceklerini düşünüyorlardı. Onlar için değişen tek şey artık ezilen değil ezen olmalarıydı. Zor kullanımın ve adaletsizliğin nesnesi değil uygulayıcısı oldular. Davranışlarını kendi korkunç deneyimlerine dayanarak gerçekleştirdiler.”
İnsana dokunan, insanla çalışan, içinde bulunduğu toplumu anlamak isteyen herkes okumalı. Bir topluluk içinde yaşayan herkesin kendinden ve büyüdüğü kültürden bir parça bulacağına inanıyorum.
#frankl #insanınanlamarayışı
#kişiselgelişim #profesyonelkoçluk