Salkım Hanımın Taneleri
Yılmaz Karakoyunlu
160 Sayfa-2000
Doğan Kitap
İkinci Dünya Savaşı’nın buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yer-
lerini Anadolu’dan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri...
Bu çalkantılı dönemde, Salkım Hanım’ın taneleri gibi dağılan aile
ilişkileri...
Varlık Vergisi’nin ağır yükünü sırtlayıp Haydarpaşa Garı’ndan Aşka-
le’ye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler…
Türkiye’nin bunalımlı bir dönemini, kimi zaman öfkelenerek, daha
çok da derin bir hüzne gömülerek okuyacaksınız…(Tanıtım bülte-
ninden)
Salkım Hanımın Taneleri, Yılmaz Karakoyunlu'nun Varlık Vergisi'ni
konu alan romanı. 1990 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü'ne de-
ğer görülmüştür. Önce Öteki Yayınlarınca, Ağustos 2000'de ise
Doğan Kitapçılık tarafından basılmıştır. 1999 yılında, yönetmen
Tomris Giritlioğlu tarafından aynı adla filme çekilmiştir. (Vikipedi)
Varlık Vergisi İkinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda karabor-
sacılığı önlemek amacıyla savaş tedbiri olarak getirilmiş bir vergi.
Görünüşte tüm halkı kapsıyor ama aslında İstanbul’daki gayrimüs-
lim halka daha ağır yaptırımları olacak şekilde uygulanıyor. Vergi
ile amaçlanan savaş şartlarında devlet gelirlerin ek kaynak sağla-
mak.
Çıkarılan Varlık Vergisi yasası ile yerli ve yabancı zenginlerin pürte-
laşları gözler önüne serilmiş. Asıl konu Varlık Vergisi gibi görünse
de 2.Dünya Savaşı yıllarında İstanbul yaşamı da gözler önüne seril-
miş. Konunun Sirkeci, Kadıköy, Haydarpaşa, Topkapı gibi bildiğimiz
yerlerde geçmesi ve o günün tramvayı bu günün yeni yapılan raylı
sistemlerinin o günden temellerinin atıldığının nostaljisini uyandır-
dı bende.
Kitapta vefa, cefa, sefa, aç gözlülük, velhasıl insanın olduğu yerde
ne varsa var. İlgiyle okudum, kitap biraz daha özenli yazılsa ve da-
ha itinalı basılsaydı daha iyi olacağı kanaatindeyim. Yazılar ufaktı,
konudan konuya geçerken çoğu yerlerinde ara verilmemesi kitabı
okumayı ve anlamayı güçlendiriyordu.
Efendi ve çalışkan bir kişi olan, Sahat Festivallerinin vazgeçilmezi
Bayram Koç Bey'in Üsküdar Kırkambar sahaftan aldığım, konusu
itibariyle ödül alan ve filmi çekilen bu kitabı okuduğum için mem-
nunum. Kitapseverlerin de bu kitabı okumalarını ve Üsküdar Bele-
diyesi karşısındaki ikinci el kitapları kesemize uygun fiyatlarla ki-
tapseverlerle buluşturan KIRKAMBAR SAHAF'ı ziyaret etmelerini
öneririm.
*Adamın kendisine güvenmesi yetmez, güveneceği
kimsesi de olmalı.
*Bazen o yaşadığın kalp çarpıntısı hastalık belirtisi de-
ğil, vicdan azabıdır.
*İstanbul, dingilinden fırlamış ağır bir tekerlek gibi yo-
kuşun başından aşağıya bırakılmıştı. Yeni değer yargıla-
rı oluşmuş, serinkanlı tabiatında gelişigüzel düşünce-
lerle, duygularla görgüsüz bir bencillik filizlenmişti.
O ölçülü güzellik şirazesinden çıkmıştı.
*Kurtlar, kuzuların bol olduğu yeri değil sahipsiz kal-
dığı yeri severler.