Salkım Hanımın TaneleriYılmaz Karakoyunlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.709
Gösterim
Adı:
Salkım Hanımın Taneleri
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
211
ISBN:
9786051118888
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
İkinci Dünya Savaşının buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yerlerini Anadoludan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri... Bu çalkantılı süreçte, Salkım Hanımın taneleri gibi dağılan aile ilişkileri... Varlık Vergisinin ağır yükünü sırtlayıp Haydarpaşa Garından Aşkaleye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler... Sürgün dönüşünde, Haydarpaşa İskelesinde, vapur bileti alabilmek için bir simitçi çocuktan borç para istemek zorunda kalan İbrahim Fuad Beylerin dramı... Bu kitapta, Türkiyenin bunalımlı bir dönemini, kimi zaman öfkelenerek, çoğu zaman da derin bir hüzne gömülerek okuyacaksınız.
Salkım Hanımın Taneleri, 2.Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye'deki durumu, Varlık Vergisi karne düzenini ve bazı siyasi durumları anlatıyor... Sabit Bey ve Salkım Hanım, çocukları Halit Bey, Nefise, Gani Bey, Lui, Nora, kasabadan şehre gelip karısından ayrılan Durmuş, Durmuş'un karısı Nimet, evlenecek kızı Nahide, İclal Hanım, Recai Bey, Bekir, Destegül, Üzeyir, kafileler, milletvekilleri, belediye başkanları... Daha ismini sayamadığım insanlar... Hepsinin birbiriyle kesişen hayatları ve o hayatın getirdikleriyle imtihanları... Okumanızı öneririm... Lüks yaşanan hayatlar hiç göründüğü gibi değilmiş, şöhret aslında iyi bir şey değildir...
#KitapYorumu
#SalkımHanımınTaneleri

Anadolu'dan İstanbul'a göç eden Durmuş,ailesiyle birlikte asker arkadaşı Bekir'in yanına geçici olarak yerleşir.Zamanla Bekir'in çevresiyle ilgili bilgiye sahip olan Durmuş,Bekir'in patronunun servetine ve karısına göz koyar.Tabi o zamanlar da bir de Varlık Vergisi çıkar ve vergi nedeniyle zor günler yaşayanların sıkıntılarını,vergiyi ödeyemeyenlerin Aşkale'ye sürgüne gönderilmelerini anlatıyor.Ama ben beğenmedim kitabı.İsmiyle bence çok alakasız.Çok ağır ilerliyor kitap.Ahlaki unsurlar ve siyaset ön planda.Gerisi de sizin okumanıza kalmış.

Benzer kitaplar

Türkiye Cumhuriyeti Saroçoğolu Döneminde,Varlık Vergisi kanunun vatandaş üzerindeki olumlu olumsuz etkilerini görüyoruz.Haklı haksız kazanımlar ve kayıplar var.
İlk kez okuduğum Yılmaz Karakoyunlu kitabında her paragrafta farklı karakterleri,olayları yazmış olmasından ötürü takip etmek başlarda zor gelmiş olsa da bir anda kendini kitaba kaptırıyorsun.
Insanin kaderini, ciz diye kendisine verseler, inan ki, yasadiginin disinda birsey cizemez. Bizim kaderimiz zaten bizim elimizde buyumus. Onu emzirdigin evlât gibi bağrına basacaksin.

Ben Oteki yayinevine ait sert kapakli kitabi okudum. Kitap kapagiyla cok ilgi cekicidir ancak icerigiyle bekledigim performansi vermedi. Filmini izlemistim uzun yillar once kitap ile film ise bence tamamen birbirinden ilgisiz..
"Fazilet, bir feyiz gibi içimizde varsa, düşman için bile duyulacak hüznümüz olur." Sürgünler, azınlıklar, dağılan aileler, ruh halleri...İkinci Dünya Savaşı'nın Türkiye'sinde yaşanan acıları anlatan, derinden etkileneceğiniz bir roman...
Okunur, sevilir.
Salkım Hanımın Taneleri kesit kesit bir dönemin Türkiye'sine ait bir kitap.Bu kitabın bir filminin yapıldığını söyleyeyim öncelikle... Bunun ışında kitabın gidişatı konular anlatılmak istenenler zaten film tadında etkileyici yanları var elbette ama bazı kısımların daha farklı bitmesini beklemiştim genel anlamda iyi bir kitap. İyi okumlar.
Yılmaz Karakoyunlu'nun okuduğum ilk kitabı. Cumhuriyet Tarihimizin ilk dönemlerinden tarih sayfamıza düşülen önemli bir not.
Tarihimizin, o dönemini, dramatik bir hava yükleyerek romanlaştırmış Karakoyunlu. Ancak çok kısa parağralarla, hemen her parağraf ile yeni bir sayfaya giriş yapılmış ve bu sayfalarda anlatımları o kadar çok isme boğmuş ki zaman zaman zorlanıyorsunuz okurken.
Bir dönemi açıklık getirmesi bakımdan önemli görüyorum. Tabi ki tarihsel ve siyasal gerçeklik boyutununu incelemek kaydıyla.
En azından tarihimizin böyle bir sayfası olduğu, bugünlere ışık tutabilir fikriyatı ile okunmalıdır.
Objektifliğin zerrecesi bulunmayan; varlık vergisinin neden alındığını, savaş yıllarının olağanüstü ve zorlu koşullarını hesaba katmadan yazılmış; yalnızca dönemin siyasilerine ve taşradan gelmiş eğitimsiz Türk insanına kin kusan bir kurgu. Edebi açıdan değerlendirildiğindeyse tam bir hayalkırıklığı...
Olay örgüsü denen şey kitapta yok, kitap sanki film senaryosu yazar gibi sahne sahne yazılmış hissi uyandırıyor. Üstüne bir de her cümle gereksiz betimlemelerle doldurulmuş ve doğal olarak ortaya anlamlı olmaktan çok uzak bir metin çıkmış. Kişiler salt iyi ve salt kötü diye ayrılmış ki bu da karakterlerin gerçek hayattan ne kadar kopuk olduğunu bir çırpıda okuyucuya hissettiriyor.
Kitabı okuma sebebim ise, kitabın 'Varlık Vergisi' üzerine yazılmış kutsal bir metin gibi sunulmuş olmasıydı. Sunulanı vermemekle birlikte kitapta yerel olan her unsura büyük de bir nefret var. Ayrıca yazarın Şükrü Saraçoğlu, Fuat Ağralı ve diğer Varlık Vergisi müfettişleri için kullandığı hakarete varan ve bir yazardan kesinlikle beklenmeyecek olan ifadeleri çok can sıkıcıydı. Nesnellikten uzak, oldukça taraflı yazılmış bu kitap zaten sıklıkla Varlık Vergisi ve Cumhuriyetin erken dönem kadrolarını haksız ve yanlış göstermek isteyen güruhlar tarafından da ısrarla pohpohlanmış, hatta kitap Yunus Nadi Roman ödülüne layık görülmüş.
Zaman kaybı olmakla birlikte kesinlikle kötü niyetle yazılmış bir kitap.
Y. Karakoyunlu okurken zorlanıyorum. Çok karmaşık hale getirilmiş ve abartlılı şekilde tasvir edilmiş ruh halleri var. Bazen 2 kere okuyorum cümleyi ya da paragrafı.Üstelik çok sık atlıyor karakterden karaktere. Yine de hikaye güzeldi ve etkileyiciydi.
" Unutma ! Kurtlar, kuzunun bol olduğu yeri değil, sahipsiz kaldığı yeri severler... "
Yılmaz Karakoyunlu
Sayfa 184 - Öteki Yayınevi
"Baba, bütün haklarını helal et!"
"Sen de Ali. Unutma, işinde usta olmak istiyorsan kâhinlere değil; kendine güveneceksin."
Yılmaz Karakoyunlu
Sayfa 191 - Öteki Yayınevi
"İnsanın evi barkı olmalı. Hatta, işinden gücünden önce, evi barkı olmalı. Adamın kendine güvenmesi yetmez; güveneceği kimsesi de olmalı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Salkım Hanımın Taneleri
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
211
ISBN:
9786051118888
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
İkinci Dünya Savaşının buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yerlerini Anadoludan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri... Bu çalkantılı süreçte, Salkım Hanımın taneleri gibi dağılan aile ilişkileri... Varlık Vergisinin ağır yükünü sırtlayıp Haydarpaşa Garından Aşkaleye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler... Sürgün dönüşünde, Haydarpaşa İskelesinde, vapur bileti alabilmek için bir simitçi çocuktan borç para istemek zorunda kalan İbrahim Fuad Beylerin dramı... Bu kitapta, Türkiyenin bunalımlı bir dönemini, kimi zaman öfkelenerek, çoğu zaman da derin bir hüzne gömülerek okuyacaksınız.

Kitabı okuyanlar 159 okur

  • BilgeSevgi
  • Elif ÖNGÜN
  • oguz arslan
  • Yasemin Buhar
  • Dilek Ckkgl
  • BÜŞRA ÇİL
  • Melek Işık
  • Levent Öz
  • Irmak Dönmez
  • Filiz Yıldız

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%0.9
18-24 Yaş
%13.8
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%20.2
45-54 Yaş
%18.3
55-64 Yaş
%6.4
65+ Yaş
%4.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.7
Erkek
%25.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.9 (3)
9
%5.3 (2)
8
%15.8 (6)
7
%26.3 (10)
6
%10.5 (4)
5
%21.1 (8)
4
%2.6 (1)
3
%2.6 (1)
2
%2.6 (1)
1
%5.3 (2)