Salkım Hanımın Taneleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
6,3bin
Gösterim
Adı:
Salkım Hanımın Taneleri
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
211
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051118888
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Salkım Hanımın Taneleri
Salkım Hanımın Taneleri
Salkım Hanım
İkinci Dünya Savaşının buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yerlerini Anadoludan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri... Bu çalkantılı süreçte, Salkım Hanımın taneleri gibi dağılan aile ilişkileri... Varlık Vergisinin ağır yükünü sırtlayıp Haydarpaşa Garından Aşkaleye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler... Sürgün dönüşünde, Haydarpaşa İskelesinde, vapur bileti alabilmek için bir simitçi çocuktan borç para istemek zorunda kalan İbrahim Fuad Beylerin dramı... Bu kitapta, Türkiyenin bunalımlı bir dönemini, kimi zaman öfkelenerek, çoğu zaman da derin bir hüzne gömülerek okuyacaksınız.
211 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Cumhuriyetimizin 20 li yaşlarındaki dönemde ortaya çıkan Varlık vergisini konu almış yazarımız. Kısmet olursa bir gün filmini de izlemek isterim. Dil olarak o dönemin dilinin ağırlığı görülse de anlatımını güzel buldum. Tabi tarih tekerrür etmiş demeden geçemeyeceğim. Günümüzde uygulanan vergiler - anlamsız vergiler- o günlerde de varmış buna çok şaşırmadım aslında. Ara sıra sıkıldığım bölümler de oldu elbette. Buhranlı dönemi , alçak kesimlerde ki insanların yükselmesini seviyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz.
215 syf.
·1 günde·Beğendi·4/10 puan
Merhaba,

Storytel uygulamasından ilk defa bir kitap dinledim. Az önce bitti ve bende bittim. :)

Yazar güzel bir konu bulmuş ancak o konuyu o kadar karışık aktarmış ki bir çok yerde kitaptan koptum... Kalabalık bir karakter ağı var ama herkesin hikayesi bölük pörçük ve tam anlamıyla sona ermeden nihayete eriyor... Bazı karakterler vardı ki ne için vardı hala kendimi sorguluyorum...

Kitap genel hatları ile kırsal kesimden kente göçen zamanla ticarete atılıp gayrimüslümlerin yok pahasına sattığı malları alıp İstanbul'un zenginleri arasına katılması ve değişimleri işleniyor. Diğer yandan Varlık Vergisi uygulama süreci ve insanların yaşamına nasıl etkilediğini okuyoruz...

Kitabın Adına İlham Veren Kolye ve Salkım Hanım kitapta bir kaç yerde geçiyor ve hikayelerle bağdaştırılma durumu zerrece tatmin etmedi beni. Filmini izler miyim bilemiyorum...

Puanım : 4 :/
211 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Şükrü Saraçoğlu hükümeti döneminde 1942 Aralık ayında uygulanan Varlık Vergisi ni anlatıyor kitap. Bu vergi çok tartışmalı olduğu için o tartışma kısımlarına girmek istemiyorum. Ama şunu söylemeliyim. Ne yazıkki ülkemizde bazı şeyler hiç değişmiyor. Varlık Vergisi yygulandığında insanlar çok ama çok yüksek tutarları ödemeye mecbur bırakılmış, ellerindeki avuçlarındakileri vermiş, gayrimenkullerini satmışlar. Bu dönemde gayrimüslimlere ait pek çok taşınmaz el değiltirmiş. Yine de vergi borcunu ödeyemeyenler ise Erzurum Aşkale ye sürgün e gönderilmişler. Peki bilin bakalım Eylül 1943 te ne olmuş. Yapılan uygulamanın hata oldugu anlaşılarak vergi yürürlükten kaldırılmış, ödenmeyen borçlar affedilmiş, kanuna uyup ödeyenler ve hatta sürgün de ceza çekenler ise ödedikleriyle ve çektikleri cezalar ile kalmışlar. Aynı durumu bizler de defalarca yaşamadık mı... Ancak edebi yönüyle baktığımızda kurgu birbirinden kopuk mekan ve kişiler arasında oluşturulduğundan, romanın akıcılığı olmadığını söyleyebilirim. Sonunda tüm karakterler bir şekilde birbirleriyle bağlanıyorlar ama genel olarak zor okunuyor. Bu arada belirtmeliyim ki roman pek çok ödül almış. Ben kıymetini anlayamadım demekki diyor geçiyorum...
Yılmaz Karakoyunlu’nun okuduğum ilk romanı. Son olacağı da kesin... Salkım Hanımın Taneleri Yılmaz Karakoyunlu Madalyonun İçi
211 syf.
·Puan vermedi
‘’Adalet, vergiyi az ya da çok almak değildir, insana bütün haklarını teslim etmek sanatıdır.’’
Kitap da oldukça dikkatimi çeken bir sözdü. Kitap İkinci Dünya Savaşı döneminde alınan Varlık Vergisinin alındığı dönemden getirdiklerini ve götürdüklerinden bahsediyor. İstanbul’a göç eden ailelerin yaşamlarından başlayarak zamanın İstanbul beyefendilerinin yaşamlarına da değiniyor. İkinci Dünya Savaşı sıralarında Türkiye her ne kadar savaşa girmemiş dahi olsa da büyük ölçüde savaşın sonuçlarından etkileniyor. Dönemin cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü her ihtimale karşı koruma amaçlı sınırda bir milyon asker bekletme gibi bir önleme gidiyor. Bu da ülkede azalan iş gücünün yanında bu askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak gibi bir zorluğun yaşanılmasına sebep oluyor. Tabi bu müthiş ihtiyaç sahibi bir dönemde fırsatçılık da alıp başını gitmiş oluyor. Ayrıca bu sıralarda Türkiye’nin savaşa katılmamış olması da savaştan kaçmak isteyenler için bir göç alternatifi doğuruyor. Ülkede karaborsacılık artıyor, büyük ölçüde zeytinyağı stoğu bulunmasına karşın zeytinyağının kilosu çok yüksek fiyatlarda ancak bulunuyor. Dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu da ekonomiyi rahatlatmak adına böyle bir vergiye gidiyor. Kitap da bu konuyu ve zamanın yoksul kesimini, üst kesimini salkım hanımın taneleri adlı kolye üzerinden güç ve serveti konu alıyor. Kitap 1999 yılında filme de çekilmiş, bir çok ödül almış ve bu sayede varlık vergisi tekrardan gündeme gelmiş. O dönemde çiftçilerden de alınmış bir vergi de bulunuyor Toprak Mahsulleri Vergisi. Bu vergi Yokluk vergisi olarak da anılmakta çünkü zaten ekonomik olarak güçsüz bir durumda olan çiftçiden itiraz yolu olmadan vergi alınıyor bunun çok gündeme gelmemesinin yanında Varlık Vergisi facia olarak anılmış, bir çok yazar tarafından hatta yurtdışından da eleştiriler almış. Kitabı bir kenara koyarak filmin yalnızca yahudilerin üzerinden alınıyormuş ve yalnızca onlar acı çekmiş, kaybedenler yalnızca onlarmış gibi gösterilmesi bana biraz tuhaf geldi açıkçası. Ne kadar yerinde olduğunu elbette ki bilemeyiz fakat o dönem bir çok ülkede İsviçre başta olmak üzere Bulgaristan ve Yunanistan’ da da Servet Vergisi alındığını belirtmek isterim. Hikaye güzel fakat anlatım oldukça dağınık. Olay geçişleri yapılırken bağlantı sağlanmamış o yüzden ‘’ kimden bahsediyor şuan? ‘’ ‘’neredeyiz?’’ gibi sorular sormanız doğal olacaktır. Okuyacak olan herkese önce o dönemi araştırmalarını ve Varlık Vergisi kanunun şartlarını okumalarını tavsiye ederim.
211 syf.
·4 günde·5/10 puan
Şükrü Saraçoğlu’na ‘Haraçoğlu’ lakabını getiren Varlık Vergisi’ni konu edinen kitap. Film ve kitap birçok ödül almış. Filmi izlememiştim, açıkçası kitabı beğenmedim.

1942’de gayrimüslim, iş adamı ve tüccar kesimi ilgilendiren servet vergisi ülkede ekonomik dengeyi altüst eder. Zenginler vergiyi ödeyebilmek için varını yoğunu satmak zorunda kalır. Köyden kente göç edenler de bu durumu fırsata çevirerek ekonomik sınıf atlar. Vergiyi süresinde ödeyemeyenler ise Erzurum Aşkale’ye sürgün edilir. Nihayetinde tek seferlik olan bu vergi uluslararası itibarın zedelenmesinden sonra kaldırılır.

Kitapta çok sayıda karakter var, hepsi bir yerde kesişiyor fakat; olaylar çok çabuk değişiyor. Sayfadan sayfaya bile değil paragraftan paragrafa farklı konulara geçiliyor. Haliyle insan takip etmekte zorlanıyor. Bu yüzden kitabı beğenemedim ve bitirmek için sürekli kaç sayfa kaldı diye bakmaktan alamadım kendimi. Konu güzel ancak anlatım için aynı şeyi söyleyemem. Bir de dönemin siyasileri çokça yerilmiş, hakarete varan cümleler var bu da beni itti. Daha objektif olabilirdi. Yine de bu sadece benim görüşüm. Belki siz çok seversiniz, iyi okumalar ️

Bence bu kitabın en güzel yanı ismiydi.
215 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Salkım Hanımın Taneleri, 2.Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye'deki durumu, Varlık Vergisi karne düzenini ve bazı siyasi durumları anlatıyor... Sabit Bey ve Salkım Hanım, çocukları Halit Bey, Nefise, Gani Bey, Lui, Nora, kasabadan şehre gelip karısından ayrılan Durmuş, Durmuş'un karısı Nimet, evlenecek kızı Nahide, İclal Hanım, Recai Bey, Bekir, Destegül, Üzeyir, kafileler, milletvekilleri, belediye başkanları... Daha ismini sayamadığım insanlar... Hepsinin birbiriyle kesişen hayatları ve o hayatın getirdikleriyle imtihanları... Okumanızı öneririm... Lüks yaşanan hayatlar hiç göründüğü gibi değilmiş, şöhret aslında iyi bir şey değildir...
211 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
#KitapYorumu
#SalkımHanımınTaneleri

Anadolu'dan İstanbul'a göç eden Durmuş,ailesiyle birlikte asker arkadaşı Bekir'in yanına geçici olarak yerleşir.Zamanla Bekir'in çevresiyle ilgili bilgiye sahip olan Durmuş,Bekir'in patronunun servetine ve karısına göz koyar.Tabi o zamanlar da bir de Varlık Vergisi çıkar ve vergi nedeniyle zor günler yaşayanların sıkıntılarını,vergiyi ödeyemeyenlerin Aşkale'ye sürgüne gönderilmelerini anlatıyor.Ama ben beğenmedim kitabı.İsmiyle bence çok alakasız.Çok ağır ilerliyor kitap.Ahlaki unsurlar ve siyaset ön planda.Gerisi de sizin okumanıza kalmış.
211 syf.
·1 günde·8/10 puan
Kesinlikle okunmasi gereken bir kitap. Yıllar önce bitirdim sonra kütüphamde unutmaya bıraktım. Bu yıl yeniden okudum ve yine çok beğendim. Oldukça kısa bir günlük kitaplardan ilgi çekici güzle bir anlatım. Birbirine güzel baglanmis olaylar isminin hakkını veriyor zaten en can alıcı noktası sonunda veriliyor. Başarılı tavsiye ederim
211 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yilmaz karakoyunlu yakın tarihi iyi ele alabilen isimlerden biri bu kitapta varlık vergisinin gayrimüslimler üzerindeki etkisini çok iyi ele almış kitap biraz ağır gidiyor sanırım dönemin diliyle ilgili bu kitabin filminide izlemistim çok başarılı hatırla sevgili, elveda rumeli gibi çok başarılı ve en sevdiğim dizilerinde senaryo danışmanlığı yapmış bir isim yılmaz karakoyunlu
211 syf.
·3 günde·8/10 puan
Türkiye Cumhuriyeti Saroçoğolu Döneminde,Varlık Vergisi kanunun vatandaş üzerindeki olumlu olumsuz etkilerini görüyoruz.Haklı haksız kazanımlar ve kayıplar var.
İlk kez okuduğum Yılmaz Karakoyunlu kitabında her paragrafta farklı karakterleri,olayları yazmış olmasından ötürü takip etmek başlarda zor gelmiş olsa da bir anda kendini kitaba kaptırıyorsun.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Salkım Hanımın Taneleri
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
211
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051118888
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Salkım Hanımın Taneleri
Salkım Hanımın Taneleri
Salkım Hanım
İkinci Dünya Savaşının buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yerlerini Anadoludan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri... Bu çalkantılı süreçte, Salkım Hanımın taneleri gibi dağılan aile ilişkileri... Varlık Vergisinin ağır yükünü sırtlayıp Haydarpaşa Garından Aşkaleye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler... Sürgün dönüşünde, Haydarpaşa İskelesinde, vapur bileti alabilmek için bir simitçi çocuktan borç para istemek zorunda kalan İbrahim Fuad Beylerin dramı... Bu kitapta, Türkiyenin bunalımlı bir dönemini, kimi zaman öfkelenerek, çoğu zaman da derin bir hüzne gömülerek okuyacaksınız.

Kitabı okuyanlar 437 okur

  • Samed Zengin
  • Iraz
  • Tavsiye edilmeyen kitaplar
  • faf
  • Melisa
  • Canan Demirer
  • Hanım koçyiğit
  • Hatice Aktepe
  • _ikiyebolunenvikont_
  • Sebile Türkmen

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.7
13-17 Yaş
%0.9
18-24 Yaş
%13.8
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%20.2
45-54 Yaş
%18.3
55-64 Yaş
%6.4
65+ Yaş
%4.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.7
Erkek
%25.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.4 (12)
9
%5.7 (6)
8
%15.2 (16)
7
%23.8 (25)
6
%11.4 (12)
5
%14.3 (15)
4
%4.8 (5)
3
%1 (1)
2
%1 (1)
1
%1.9 (2)