Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
365
Basım Tarihi:
Şubat 2023
İlk Yayın Tarihi:
2011
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
ISBN:
9789754378573
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İNSAN NE MUAMMA VARLIK
10/10
·390 syf.··
Beğendi
·
2012 34. kitabı
·
336 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2012 00:00
Türk Harb tarihinin son büyük siması Osman Paşadır. Askerlik sanatı bakımından son büyük eser Plevne savunmasıdır. Mehmed Niyazi Plevne savaşını anlattığı bu eserinde. Bir nevi bir macera romanı, tamamen savaşın kendine odaklanmış. Kitapta çok derin anlamlar çıkarılacak fazla malzeme olmasa da, savaşı tamamen tek taraflı anlatmaması Rusları da işin içine katması gayet güzel. Savaş filmi izlemeyi seven, geçmişte savaşların nasıl olduğunu merak edenler zevkle okuyacaktır. Kitabın sonunda da savaş hattının bir haritası var. Böylelikle sayısız isim arasında kaybolmuyorsunuz. Tarihin bir muhteşem anı,ilk bakışta bir kasabanın savunulması gibi gözüken aslında koca bir milletin haysiyetini kaybetmeme mücadelesinin verildiği savaştır. Savaş kaybedildi ama haysiyet kazanıldı. Osman Paşa ve askerleri herkese Türklerin her şey olabileceğini ama haysiyetsiz olamayacağını gösterdiği bir savaştır. Savaş insanı canavarlaştırabilir, ancak savaştan sonra Ruslar tarafından esirlere yapılanlar, sivil halka Bulgarların yaptığı kıyımlar insanlığa sığmayacak şeylerdir. Esir alınan 9000 Türk askerinin soğuktan donup ölmeleri savaşla anlatılacak bir şey değil, hastanedeki yaralıları bile öldüren Bulgarların yaptıklarına ise söyleyecek söz, kelime bulamıyoruz. Ruslar 3 kez Plevneye hücum ediyorlar üçünde de perişan olup geri çekilmek zorunda kalıyorlar. Savaşın seyri Çar'ın ordunun başına ünlü ve tecrübeli, yaşlı bir kurt olan Alman Generali getirmesiyle değişiyor. Her seyin bittiği yerde Türklerin savunması başlar. Kitabı okurken şu çılgın türkleri okuyormuş hissi veriyor insana. Hücum ederek Türkleri altedemeyeciğini biliyor ve kuşatma yapılmasını emrediyor. Yani Türkler çembere alınacak ve dışardan hiç bir yardım alamayacak.Rus askerlerinin yapamadığını,açlık ve devamında gelen hastalıklar
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma
Tuna'da Akan Su Değil, Kaderimizdi
10/10
·390 syf.··
Beğendi
·
2023 63. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2023 22:06
Gazi Osman Paşa ve tüm Plevne kahramanlarına saygı ve rahmetle... Ruslar Plevne'yi kuşattıklarında Hasta Adam olarak gördüğü Osmanlı Devletini kolayca yenip İstanbul'a ilerleyeceklerini planlarken Gazi Osman Paşa ve Türk ordusu destansı bir mücadele ortaya koymuş ve son damla kana kadar Plevne'yi savunmuştur. Plevne kaybedilse bile ortaya konan kahramanca direniş tüm dünyanın takdirini kazanmıştır. Mehmed Niyazi'nin yazdığı bu tarihi romanda adeta kendinizi savaşan ordunun bir mensubuymuş gibi romanın kahramanlarıyla birlikte mücadele ediyormuş gibi bulacaksınız . Mehmed Niyazi bu eserle birlikte geçmişte yaşadığımız acıları, zorlukları, mücadeleyi bununla birlikte vazgeçmemeyi, pes etmemeyi hatırlatmıştır. Kitabın en güzel tanımlamasını da kendisi yapmıştır. ''Tarihin kazananı değil Savunanı yazdığı destan''. Plevne Savaşı ile ilgili okuma yapacaksanız edinmeniz gereken kitapların başında gelmesi gerektiğini düşünüyorum.
İnceleme
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma
10/10
·390 syf.··
2020 48. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2020 12:58
"... Evet, savaş feci bir şey; tasvir edilemeyecek kadar insanlık dışı ; ama böyle bir kumandanın emrinde savaşanların gelecek nesillere onurla anlatacağı heralde çok şeyi olacaktır..." Tarihte çok önemli bir yere sahip olduğu halde, insanlar tarafından az bilinen Plevne savaşı... Bu kitapta çok güzel anlatılmış. İnsanı adeta o güne, oralara götürüp yaşatıyor. Bence herkesin kütüphanesinde bulunması gereken güzel bir kitap. Tavsiye ederim.
Tarih
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma
8/10
·390 syf.··
2018 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2018 16:09
Tuna nehri akmam diyor Etrafımı yıkmam diyor Şanı büyük Osman Paşa Plevne'den çıkmam diyor Kitabı kapattım ve yutkunmaya çalışıyorum. Böyle bir ecdadım olduğu için gurur duyuyorum. Her ne kadar kitapta anlatılan Plevne savaşını kaybetmiş olsakta, hırs, mücadele, iman gücü beni müthiş etkiledi. Ahh! Mareşal Osman Paşa.. Elinden gelenin en mükemmelini yapmış imanı güçlü, milletine, askerine sonsuz güven duyan, gururlu, herşeyden önce askerini düşünen kendinden emin gerçek bir komutan. Beni kendine hayran bıraktı. Anlatım öyle güzeldi ki sanki herbir sayfada bende oradaydım, öyle gerçekçi. İçine alıp götürüyor sizi. Özellikle son 100 sayfada kitabı bırakamadım. Bizler ne kadar merhametli savaş anında bile ne kadar büyük bir vicdana sahibiz. Plevne üç kere kuşatılmaya çalışılıyor fakat karşılarında Osman paşa var o kadar kolay olmuyor ancak üçüncü seferde başarılı olunabiliyor fakat bu süre zarfında verilen zaiyatlar binlerce. Rusları her fırsatta tarumar etsekte daha fazla olup karşımıza çıkmışlar ve sonunda Plevne'yi ele geçirmeyi başarmışlar. Osmanlı-Rus savaşında yaşanan Plevne savunması, hasta adam olarak nitelendirilen Osmanlı'nın ve Türk tarihinin en şanlı Savaşları'ndan biridir. Bir avuç Osmanlı ordusunun koca Rus ordusuna karşı verdiği savunma ve mücadeleyi çok derinden ve etkili anlatılmış.
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma
Puan vermedi·390 syf.··
2018 145. kitabı
Türk Harb tarihinin son büyük siması Osman Paşadır. Askerlik sanatı bakımından son büyük eser Plevne savunmasıdır. Nihal Atsız- Ruh Adam (sf 35//36) Tarihin bir muhteşem anı,ilk bakışta bir kasabanın savunulması gibi gözüken aslında koca bir milletin haysiyetini kaybetmeme mücadelesinin verildiği savaş.Savaş kaybedildi ama haysiyet kazanıldı.Osman Paşa ve askerleri herkese Türklerin her şey olabileceğini ama haysiyetsiz olamayacağını gösterdiği savaş. Savaş insanı canavarlaştırabilir,ancak savaştan sonra Ruslar tarafından esirlere yapılanlar,sivil halka Bulgarların yaptığı kıyımlar insanlığa sığmayacak şeyler.Esir alınan 9000 Türk askerinin soğuktan donup ölmeleri savaşla anlatılacak bir şey değil,hastanedeki yaralıları bile öldüren Bulgarların yaptıklarınaysa söyleyecek kelime bulamıyorum ... Ruslar 3 kez Plevneye hücum ediyorlar üçünde de perişan olup geri çekilmek zorunda kalıyorlar.Savaşın seyri Çar'ın ordunun başına ünlü ve tecrübeli,yaşlı bir kurt olan Alman Generali getirmesiyle değişiyor.Her seyin bittiği yerde Türklerin savunması başlar.Hücum ederek Türkleri altedemeyeciğini biliyor ve kuşatma yapılmasını emrediyor.Yani Türkler çembere alınacak ve dışardan hiç bir yardım alamayacak.Rus askerlerinin yapamadığını,açlık ve devamında gelen hastalıklar yapacak.Ve öylede oluyor,asker açlıktan,soğuktan,hastalıklardan kırılıyor tek çare "beyaz bayrak" Teslim olmak.Bu normal insanların seçeceği bir yol,ancak Plevne müdafasını yapanlar normal değiller her biri birer aslan.Teslim olmak yerine hücum ederek çemberi yarma harekatı düzenliyorlar, insanın aklına sığmayan bir kapışma oluyor,güç dengesi diye bir şey yok.Yarma harekatını Türkler 35000 kişi ile yapıyor Ruslar ise 320000 kişi.Bu savaşın kazanılması olanaksız,olanaksız olması sebebiyle de beklenti büyük,böyle bir
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma
10/10
·365 syf.··
2025 3. kitabı
Kitabı tarif edebileceğim tek bir kelime var. Mükemmel bir eser. Plevne’yi, Osman Paşa’yı ve Ruslara karşı vermiş oldukları mücadele ustalıkla esere yansıtılmış. Tavsiyemdir…
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma
10/10
·390 syf.··
Beğendi
·
2015 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2015 00:00
Tvlerde rusların kurt seyidinin dizisi verilir. Oysa Gazi Osman Paşa şan şöhret ve kahramanlıkta onlarca dizi ve filme konu olabilecek enginliktedir. Mehmed Niyazi'nin kitaplarını okuyanlar bilirler, sayfalar hatta kelimeler arasında sizde kaybolur ve anlatılan hikayenin bir parçası olursunuz. İşte bu kitabı okurken bende kendimi, Plevnede görülmeyen bir konuk gibi hissediyordum. Yazar kitapta aslında sadık kalmaya oldukça fazla uğraşmış. Bu nedenle verilen sayılar doğru. Tarihi bir roman okumanın bilincinde bu sayılar Millet olarak nasıl felaketler yaşadığımızı göstermekte. Okunası gereken güzel bir kitap.
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma
Miralay Yunus Bey
9/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
Plevne'deki şanlı direnişin ne kadar yalın şekilde anlatıldığına çok kez şahit olduk. Mehmed Niyazi ise bu yalın anlatıma isyan edercesine; muhteşem bir olay örgüsü kurup, gerçek kişilerle kurgulayarak adeta Plevne direnişine ruh vermiş. Kitabı okurken iki şahsiyet aşırı dikkatimi çekti. Biri Miralay Yunus Bey diğeri Rus General Skobelev. Skobelev'in değerini Ruslar bilmiş; 6 tane heykeli, sayısız sokağa verilen ismi, müzeye çevrilmiş evi ile adı hala yaşatılıyor. Gelelim Skobelev'in tümenini dört kez malup eden bizim Miralay Yunus Bey'e...130 bin kişilik Rus Ordusu tarafından kuşatılmış; gıda ve erzak bakımından kıtlığa doğru giden yaklaşık 40 bin kişilik Osmanlı Ordusu'nun Komutanı Müşir Osman Paşa, değerlendirme yapmak için Tahir Paşa, Ethem Paşa gibi kurmaylarını toplayıp durum değerlendirmesi yapıyor. Masaya yatırılan konu; teslim mi olmak yoksa şerefli son saldırıyı da denemek mi? Miralay Yunus, özür dileyerek ilk sözü alıyor ve aylardır yürütülen mücadelenin hakkı, yarma harekatı ile Selanik yolunu açmaktır, yahut da bu uğurda ölmektir diyor. Yeise kapılmış paşalar, bu buğday tenli adamın güven telkin eden konuşmasına aynı doğrultuda fikir beyan ediyor ve hazırlıklar başlıyor. Harekat planlanmış; yine Skobelev'in tümenine saldıracak tümen, Miralay Yunus'un tümeni. Yunus Bey yarma harekatı için hücuma başladıktan bir süre sonra, saldırıya destek veren tümenlerimiz ve tabyalarımız birer birer düşüyor. Osman Paşa yaralanıyor ve bir eve taşınıyor. Yakınındakiler artık sonun geldiğini Osman Paşa'ya anlatmaya çalışıyor, Osman Paşa ise yaralı hali ile haydi Yunus'um haydi evlatlarım diye sayıklarken Yunus Bey'in şehadet haberi geliyor. O anda Osman Paşa'nın gözlerinden yaşlar boşanıyor ve beklenen sonun geldiğini anlıyor, teslim olma kararı alınıyor. Peki şerefli bir
Edebiyat
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma
Puan vermedi·390 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2021 15:42
Şanlı anlatılan tarihimizin acı dolu gercegi vatan için canını hiç e sayan orda unutulan insanlarımızın hikayesi.Madalyonun öbür yüzü bu olsa gerek.
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma
Puan vermedi·390 syf.··
2018 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2018 23:00
93 Harbi olarak bildiğimiz 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Balkan Cephesi'nde o dillere destan savunmayı yapan Osman Paşa, #plevne düştükten, savaş yenilgiyle sonuçlandıktan sonra bile "kahraman" olarak anılır, esir düştüğü Rus askerleri tarafından bile saygı ve hürmetle ağırlanır. Bu mükemmel hikayeyi #mehmedniyazi 'den okuyun mutlaka...
PlevneMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2023414 okunma

Yazar Hakkında

Mehmed NiyaziYazar · 24 kitap
Mehmed Niyazi Özdemir, Türk tarihçi, yazar ve mütefekkirdir. Özdemir, Sakarya’nın Akyazı ilçesinde 8 Nisan 1942’de dünyaya geldi. Sırasıyla Akyazı İlkokulu ve Ortaokulu’nu bitiren Özdemir, 1957’de Haydarpaşa Lisesi’ni, 1964’te ise İs­tanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Felsefe bölümünde de sertifika alan Özdemir, felsefe doktorası yapmak üzere gittiği Alman­ya’da, Goethe Enstitüsü’nde dil öğreniminin ardından Marlburg, Bonn ve Köln üniversitel­erinde araştırmalar yaptı. Mehmet Niyazi Özdemir, Moxburg Üniver­sitesi’nde Prof. Dr. Ditrich Pirson’un yanında “Türk Devletlerinde Temel Hürriyetler” konu­lu doktorasını 1976’da tamamladı ve 1988’e ka­dar Almanya’da kaldı. “Vatan” başlıklı ilk makalesi 1967’de Milli Hareket dergisinde okuyucuyla buluşan Öz­demir’in köşe yazıları, Tercüman, Türkiye ve Yeni Şafak’ın da aralarında bulunduğu çeşitli gazetelerle Yeni Hafta, Nizam-ı Âlem, Türk Yurdu, Ufuk Çizgisi, İnsan ve Kâinat, Türk Edebiyatı dergilerinde okuyucuyla buluştu. “Çanakkale Mahşeri” eseriyle 1999’da “Tür­kiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü”ne layık görülen yazar Özdemir, 2000 yılında ise Türk Ocakları Osman Turan Türklük Araştırmaları Armağanı’nı aldı. Mehmet Niyazi Özdemir, eserlerinde hem milli konuları ön plana alırken hem de Türki­ye’nin sosyal yapısı üzerine görüşlerini açıklıyor­du. Tezli romanlarıyla tanınan Özdemir, 1969’da “Varolmak Kavgası”, 1971’de “Bayram Hediyesi”, 1977’de “Çağımızın Aşıkları”, 1982’de “Ölüm Daha Güzeldi”, 1989’da “Yazılmamış Destanlar”, 1998’de “Çanakkale Mahşeri” 2001’de ise “Da­hiler ve Deliler” adlı roman ve hikâye kitaplarını kaleme aldı. Yazarın inceleme ve deneme eserleri arasın­da ise “Millet ve Milliyetçilik”, “İslam Devlet Felsefesi”, “ Türk Devlet Felsefesi”, “Medeni­yet Ülkesini Arıyor”, “Türkiye’nin Meseleleri Kültür, “Türkiye’nin Meseleleri II Devlet”, “Mil­let ve Şark Milliyetçiliği”, “Medeniyetimizin An­alizi ve Geleceği”, “Millet ve Türk Milliyetçiliği” ve “Mütareke ve Kurtuluş Savaşının Başlangıç Döneminde Türk Demir Yolları: Yapısal ve Ekonomik Sorunlar 1918-1920” yer almaktadır. Dr. Mehmed Niyazi Özdemir, 11 Mayıs 2018 Cuma günü akciğer yetmezliğin­den vefat etti. Özdemir’in cenazesi, 12 Mayıs 2018 Cumartesi günü Mar­mara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde kılınan öğle namazını müteakip Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.