İki Dünya Arasında

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.559
Gösterim
Adı:
İki Dünya Arasında
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9754370893
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
Mehmet Niyazi'nin bu romanı Almanya'da
okuyan bir Türk gencinin bir Alman kızına
aşkının hikayesidir. Eserde iki kültürün, iki
ayrı dünyanın arasında kalan iki yüreğin
çırpınışlarını bulacaksınız.
Hildegard, Margaret, Ayhan. Onların birbirleriyle olan dostlukları aşkları, yanlışları, yaşanmışlıkları cesaret edip yaşayamadıkları, gurbetin o soğuk havasında, iç yakan hikayeleri. Kendine bile itiraf etmekten çekindiği bir aşkı tüm imkanlar içinde imkansız hale getiren bir adam Ayhan. İç hesaplaşmaları ve bu hesaplaşmaları yaşarken içine düştüğü acı çukuru ,onu ızdırabın da daha fazlasına sürüklemişti. Hayat karşısına önce Margaret ‘ı sonra da Hildegard ‘ı çıkarmıştı. O iki dünya arasında gidip gelirken ellerinden iki farklı sebeple kayıp giden kadınların arasında kalmıştı, dostluk her daim baki kalacağından bunu tercih etmek ve ettirilmek zorunda bırakılmıştı. Selahaddin en yakın arkadaşıydı. Öyle ya yakın arkadaşı bile olsa kalp yangınlarına müdahale edemezdi. Oysa onu defalarca uyarmıştı aşka kapılmaması hususunda. Hayatı kıyısından köşesinden bir umutla yakalamaya çalışmış ama başarılı olamamış bir adam Ayhan. Hayat onun önüne mektuplardan bir demet hikaye sunmuş , hayaller sunmuş ve son mektupla yıkılmış bir dünyanın kapılarını aralamıştı. Kendi elleriyle sonunu hazırlamış ve başkasının elinden kendi hayatının sonunu okumuştu. Son mektup..
(Sizi bilmem ama ben bu kitabı okurken iki değil 4-5 dünya arasında kaldım..)
Bir arkadaşım mesaj attı sabah; Mehmed Niyazi vefat etmiş yazmış. Onun da sevdiği, okuduğu bir yazardı Mehmed Niyazi.

Ömrünün son demlerine dek evlenmemiş, kendini okumaya, yazmaya adamış bir adamdı. Çok üzüldüm; yaşı vardı, son yıllarında hastaydı. Tanışıp, sohbet etme imkanı bulduğum hatta birkaç kare fotoğraf çekindiğim biriydi. 2010 yılındaki o sohbetimizde, İstanbul’un fethi ve Fatih’le ilgili bir roman yazmayı istediğini söylemişti; nasip olmadı. Son romanı Tiryaki Hasan Paşa ve Kanije üzerineydi. Türk edebiyatının en güzel Çanakkale romanını o yazmıştı bence; Çanakkale Mahşeri.

Bu girişi yaptım çünkü bir edebiyat şaheseri olmasa bile beni çok etkileyen, benim için özel bir manası olan İki Dünya Arasında’yı anlatmak istiyorum. Vefatı vesile oldu…

İki Dünya Arasında’yı 1998’in yaz mevsiminde okumuştum. Üzerinden uzun zaman geçtiği için, 1000 kitap’ta üç-beş cümle kadarlık bir yorum yapmış ve “ Almanya'da okuyan bir Türk genci Ayhan ile Alman kızı Hildegard arasındaki aşk anlatılır. Ben çok etkilenmiştim doğrusu; birkaç gün etkisinden kurtulamamıştım.” yazmıştım. Zira kitabı 98’de okumuş, yorumu 2015’te karalamıştım.

Bir de alıntı yapmışım; Ayhan ile Hildegard’ın konuşmalarından;
'Ama sana yine de müteşekkirim. Bana her zaman yüreğimde bütün tazeliğiyle saklayacağım bir sevgi hediye ettin...'
Nemli gözlerinde derinleşen uçurum beni ürpertti.
'Yürekteki sevgi insanı avutur mu, dünyayı cehenneme mi çevirir? Hiç düşünmüyor musun?'

Aradan geçen 20 yıl sonunda, benim aklımda hep Hildegard’ın kendi elleriyle diktiği koyu sarı elbisesi var... O elbise kavuşamamak kokuyor, hüzün kokuyor. Gurbet ellerde kimsesizlik, gariplik kokuyor.

Romanın bir başka ilginç tarafı ise otobiyografik çizgiler taşıması. Hoca da tıpkı roman kahramanı Ayhan gibi, Almanya’da ( Köln ) eğitim görmüş bir Anadolu delikanlısıydı. Ona, 'Hildegard gerçekten var mıydı?' diye sorduğumda tebessüm etmiş ve , “vardı demek ki bir şeyler” demişti.

Bir de sonuyla ilgili bir şey diyeyim. ( İpucu sayılır mı bilmiyorum ama ) Romanın sonu, onu okuduğum 19 yaşımda bana çok acı vermişti; bugün artık 40’lı yaşlara yaklaşmış birisi olarak, acı ama gerçekçi buluyorum.

Velhasıl, İki Dünya Arasında deyince gönlüme bir sızı düşüyor; duru, tertemiz bir aşk hikayesi geliyor ve “İch heisse Ayhan und liebe Hildegard” diyesim geliyor.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.901 Oy)19.816 beğeni45.345 okunma3.495 alıntı191.750 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.693 Oy)9.641 beğeni27.047 okunma2.000 alıntı125.340 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (9.971 Oy)11.751 beğeni29.489 okunma1.680 alıntı154.376 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.895 Oy)9.165 beğeni30.041 okunma921 alıntı145.990 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (3.266 Oy)3.473 beğeni15.591 okunma895 alıntı48.991 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.208 Oy)9.194 beğeni27.436 okunma2.933 alıntı120.994 gösterim
  • Şah ve Sultan
    8.5/10 (1.749 Oy)1.664 beğeni6.555 okunma683 alıntı26.561 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.875 Oy)9.407 beğeni26.461 okunma1.791 alıntı135.081 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.194 Oy)5.644 beğeni18.134 okunma1.134 alıntı63.500 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.708 Oy)8.169 beğeni22.211 okunma4.420 alıntı136.231 gösterim
"Peşin hükümleri kırmak, atomu parçalamaktan daha zor."
Cümlesi aslında kitabın özeti. Bu dünyada bir insanın mutluluğunu alabilecek olanlar aslında sadece sevdikleridir.
Harika bir kurgusu olan tipik Mehmet Niyazi romanı . Konu gayet güzel başlıyor ve kahramanlar karışmadan devam ediyor. Konuda bütünlük bozulmuyor bu sayede kitap kendini okuturken okuyucuyu hiç sıkmıyor.

Öte yandan alışık olmadığımız bir şekilde Mehmet Hoca konuyu önceki hikayelerinden ayrı seçmiş. Bir aşk hikayesi anlatılmış. Hemde gayet güzel bir şekilde anlatılmış. Yine tipik bir Mehmet Hoca özelliği olarak kitap mutlu sonla bitmemiş. Her zaman eleştirdiğim gibi "Türk sinemalarında bile olmaz" dediğimiz şekilde olan kaza belalar mevcut.

Her insanın bir dönem yaşadığı duygular gibi iddialı bir sözün hakkını vermiş kitap. Kitap kahramanın yaşadığı duygu boğulmalarını okuyucuya iyi aks ettirmiş.

Kafa dağıtmak değişik bir hikaye okumak okurken sıkılmamak için ideal bir kitap. Ama iddia ediyorum kahramana üzüleceksiniz.
Yıllar yıllar sonra yeniden Mehmed Niyazi kitabı ile buluşmak hoş oldu. On seneden fazla oluyor ki, "Çanakkale Mahşeri" adlı kitabını okumuştum müteveffa yazarımızın. Hala aynı kanıdayım, Çanakkale Savaşları üzerine yazılmış en güzel romandır. "İki Dünya Arasında" adlı eserinde ise yazarımız bambaşka sulara yelken açmış. Yani ulusal değerlerimiz, şanlı tarihimizin sayfalarından aşka kapı aralamış bu kez.. İdealist Türk gencinin bir Alman kıza olan sevdası işleniyor. Kürk Mantolu Madonna'yı akla getiriyor, değil mi? :) Evet, lakin bambaşka seyrediyor olaylar. Gurbette olmak, maddi imkansızlıklar, vatan hasreti zaten yeterince zorken bir de aşk ızdırabı yükleniyor kahramanımız. Günümüzdeki hoyrat, savruk, tüketici aşk anlayışına tepki duyanlar; eskiden gönül ilişkilerinin nasıl da naif, ölçülü ve duyarlı olduğunu hatırlamak ya da yeni nesle aktarmak için okusunlar efendim. Saygılarımla, iyi okumalar...
Bence hikayenin özeti Selahattin'in, Hildegard ve Ayhan için söylediği "İki insan birbiri için ayrı yerlerde yanıyor." cümlesinde. Bu sözü, Margaret ve Ayhan açısından da aynen kabul etmek gerek.
Hikaye akıcı ve çok çabuk sizi içine çekiyor. Bazı bölümlerinde olayların sizin kafanızdan geçirdiğiniz şekilde olmaması şaşırtıyor.
İyi okumalar.
Yine bir solukta bir kitap..
Gurbette hukuk okuyan bir gencin aşk hikayesinde bahsediyor. Ömrümde bu kadar kötü sonla biten bir kitap okumadım.Her şey anlamsız artık. Sevipte kavuşamamak yeryüzünde ki en kötü şey olsa gerek.Kocaman bir şey oturdu içime. Nasıl uyunur bilmiyorum.
'...ama sen hiçbir ölçüye sığmayacak kadar farklısın. Güzelliklerin keşfedilmekle bitmiyor. Her güzelliğin, ardında bulunan bir yenisini müjdeliyor. Şiirle dokunmuş sonsuz bir kitap gibisin.'
Mehmed Niyazi
Sayfa 182 - Ötüken Neşriyat
Kimileri için mutluluklar yuvası olan bu dünya sana ıstıraptan başka bir şey vermedi mi!..
Mehmed Niyazi
Sayfa 141 - Ötüken Neşriyat
Arkasından bakıyordum. Gidiyordu; beni hayata bağlayan neyim varsa, götürüyordu!..
Mehmed Niyazi
Sayfa 179 - Ötüken Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Dünya Arasında
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9754370893
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
Mehmet Niyazi'nin bu romanı Almanya'da
okuyan bir Türk gencinin bir Alman kızına
aşkının hikayesidir. Eserde iki kültürün, iki
ayrı dünyanın arasında kalan iki yüreğin
çırpınışlarını bulacaksınız.

Kitabı okuyanlar 91 okur

  • Esra Semiz
  • Buket KORKMAZ
  • Rabia Gül Pekyiğit
  • Mehmet Yılmaz
  • Ali Han
  • Fatma gündeş
  • Berfin Okta
  • Göktuğ Turan
  • Nagehan Akın
  • İsimle ateş arasında

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%3.4
18-24 Yaş
%20.7
25-34 Yaş
%37.9
35-44 Yaş
%27.6
45-54 Yaş
%3.4
55-64 Yaş
%3.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.3
Erkek
%50.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (9)
9
%10 (3)
8
%30 (9)
7
%13.3 (4)
6
%6.7 (2)
5
%3.3 (1)
4
%3.3 (1)
3
%3.3 (1)
2
%0
1
%0