Geri Bildirim
Adı:
Tavan Arası
Baskı tarihi:
Eylül 2006
Sayfa sayısı:
343
ISBN:
9789758950089
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır, önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için, paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz, güzel ve çirkin, neşeli ve üzgün... Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak, bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan, dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer. Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır, ayrı bir sahneye temas ederiz. Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur. Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında. Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine, geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur. Böyle zamanlarda tavan arası, sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz. Her parçası yeni bir medeniyet, her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden, iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata. Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla, ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan...
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
-Efendiler!.. Dünyanın en asil, en doğru, en namuslu milleti Türk milletidir.
Tarih, geçmişimizin aynası olduğu kadar geleceğimizin de habercisidir.
İskender Pala
Sayfa 228 - Kapı Yayınları - 12. Baskı
Riyakârların hâli, dıştan sağlam görünüp de içte viran olmuş bir yapıya benzer. Dikkat!..
Gelinlerin eline kına yakılması ise kocalarına kurban olsunlar diyedir (Tabii o koca da onu baş tacı edinmek şartıyla).
Yani "İnsan eğer yükselmek istiyorsa alçak gönüllü ve mütevazı olmalı." demeye gelir. Ama eğer işler çığrından çıktı ise gerçekten alçak olanların daha kolay yükseldiklerini görmek mümkündür.
"İki yüzlü insanları sevmeye başladım. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar gördüm."
Oysa Türk milleti, tarihine ve büyüklerine karşı daima vefalı olagelmiştir. O halde bu millet, değil Mehmet Akif gibi dile ve milli vicdana hamle yaptırmış bir şairini, bu kültüre en ufak bir emeği dokunmuş fâni bir sanatkârını dahi unutmayacağı vefa duygusunu ne zaman kaybetmiştir?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tavan Arası
Baskı tarihi:
Eylül 2006
Sayfa sayısı:
343
ISBN:
9789758950089
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır, önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için, paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz, güzel ve çirkin, neşeli ve üzgün... Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak, bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan, dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer. Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır, ayrı bir sahneye temas ederiz. Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur. Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında. Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine, geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur. Böyle zamanlarda tavan arası, sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz. Her parçası yeni bir medeniyet, her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden, iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata. Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla, ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 133 okur

  • Kevser
  • Meltem Özdemir
  • Umut
  • Hüseyin Sabuncu
  • Merkur
  • tuba nur
  • Mavi Parlak
  • Eren Sarıtaş
  • Mesut Altınok
  • Fatih Altıparmak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.1
14-17 Yaş
%4.1
18-24 Yaş
%23
25-34 Yaş
%32.4
35-44 Yaş
%31.1
45-54 Yaş
%1.4
55-64 Yaş
%2.7
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.5
Erkek
%48.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (7)
9
%31.8 (7)
8
%9.1 (2)
7
%13.6 (3)
6
%13.6 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0