İçinde bir benle, benden öte benden ziyade mütevazı bir gönülle kitaplara muhtaç...
Okumak, farklı hikayeleri tek ömür de birleştirmek ve sevebilmek demek...
İnsan bir tuz taneciğinin içindeki atomları saymak istese
ve saniyede 1 milyar taneyi sayabilecek yeteneği olsa, tam 500 yıl boyunca hiç durmadan aynı hızla sayması gerekirmiş ki bir tuz tanesinin atomlarının sayısını öğrenmiş olsun.
Eski müfes-sirlerde 15 ayrı bilim dalında (lügat, gramer, iştikak, maani, bedi, beyan, kelâm, usul-i fıkıh, hadis vs.) uzmanlık aranır, bunlardan biri eksik olursa tefsirine itibar edilmezmiş.
Ben Mecnun, efendim Hilleli Mehmet Fuzulî’nin dizelerinde yaşayan köle…
Çilek idim kazanlara attılar, kağıt diye pazarlarda sattılar. Hücrelerim iki tomarı doldurmuştu. Bağdat Çarşısı’nda iki koyuna takas edildim ve kendimi Hilleli lirik şairin kulu bildim. Onun evinde aşkı tanıdım, sonra acıya alıştım, aşk mektebinde yıllar yılı Leyla’yı çalıştım. Yazıldım, kitap oldum; dile geldim söyledim hitap oldum.
Ben Kays!.. o muhteşem köle!.. ve sultanım Leyla!..