Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 08 Kasım 2023 20:12 Magda Szabo 1917 yılında Macaristan'ın Debrecen kentinde dünyaya gelmiştir. Macaristan'ın önde gelen yazarlarındandır. Latin ve Macar edebiyatı eğitiminin ardından öğretmenlik yapmış ve Kültür Bakanlığı'nda da görev almıştır. Yazın hayatına şiirle başlayan Szabo 1949 yılında Baumgarten Ödülü'ne layık görülmüş de olsa yazarın politik duruşu sebebiyle ödül aynı gün kendisinden alınmıştır. Aynı yıl bakanlıktaki görevinden de kovulan Szabo siyasal sansür ve baskıya maruz kalmıştır. 1949 - 1958 yılları arasında sakıncalı yazar olarak bir ilkokulda öğretmenlik yapmaya zorlanan Szabo 1958'de yayımlanan ve büyük başarı sağlayan Fresco romanı ile bu sansürü kırmış ulusal ve uluslararası mecrada adından sıkça söz ettirmiştir. Ve ödüller bu kez kendisinden geri alınmamak üzere gelmeye başlamıştır.
Otobiyografik unsurlar taşıyan kapı 2003 yılında Szabo'ya Fransa'nın saygın ödüllerinden olan Femina Ödülü'nü kazandırmıştır.
Yapıtları otuzdan fazla dile çevrilmiş olan yazarın Yavru Ceylan adlı romanı ülkemizde ilk kez 1972'de E Yayınları'nca, Iza'nın Şarkısı ise 2008'de Kanat Kitap tarafından yayımlanmıştı.
Kapı 2007'de, Katalin Sokağı 2009'da, Yavru Ceylan ise 2013'te YKY'de yayımlanmıştır.
Çocukluğunun ilk dönemlerinden itibaren ailesinin içinde güçlü karakteri, zekası, kendine has duruşu ile güçlü bir kadın olacağının sinyallerini veren Iza, gerçekten de bu öngörüleri hayata geçirmiş, gençliğinde politik bir kadın, mesleğinde başarılı bir doktor olmuş ve kendi ayakları üzerinde duran kendi kararlarını kendi alan bir kadına dönüşmüştür. Özgürce aldığı evlenme kararından sonra da yine özgürce boşanan Iza Budapeşte'de çalışıyor ve yaşıyordu. Bir gün taşrada yaşayan annesinden bir haber aldı babası hayatını kaybetmişti bu haberden sonra her şey değişecekti. Bayan Szöcs yıllardır eşiy Vince ile kasabalarında yaşıyor o hayata alışmış bir halde nefes alıyordu. Kızının yanına taşındıktan sonra hayat artık onun için de baştan aşağı değişiyordu. Eşini, köyünü, alışkanlıklarını kaybeden Bayan Szöcs şehir hayatına ve kızının gündelik yaşamına adapte olmakta güçlük çekiyor yıllardır gururla bahsettiği kızıyla aynı evde başka kimliklere büründüklerinin ayrımına varıyordu. Aynı şekilde İza'da eşini kaybeden, anılarını geride bırakan annesine empati kuramadan baskı uyguluyor ve onun hislerini soğukkanlıkla bastırmasını umuyordu. Şehir ve yeni düzen ikisi için artık problemdi.
Magda Szabo'dan okuduğum ilk kitap olan Iza'nın Şarkısı özel teması, olayları, karakterleri birbirine bağlayış tarzıyla elden bırakalımayacak akıcılıkta keyifli bir eser. Temelinde kuşak çatışması ve empati yoksunluğunun ön planda olduğu eserde yazar bunlarla birlikte bahsettiği dönemin siyasal koşullarını, taşra ile şehirlerin arasındaki yaşam koşullarının farklarının derinliğini, karakterlerin gelişim süreçlerinde arka planlarının da izleklerini sunarak derinlikli bir anlatı ortaya koymuş. Kitapta adı geçen neredeyse tüm karakterlerin gelişim süreçlerinden bizi haberdar eden Szabo bunu yaparken okuru boğmamış soluk alırcasına okuma iştahını kamçılamıştır. En azından kitabın ve sürecin bende yarattığı hisler bunlar. okuyalım okutalım..