Merhaba arkadaşlar
Bugün #canyayınları tarafından çıkarılıp baskısı olmayan @SeminSayıt çevirisiyle Giuseppe Toması Dı Lampedusa'dan LEOPAR ile sizlerleyim. Luchino Visconti tarafından 1963 yılında beyazperdeye uyarlanmış.
Eserlerini yayınlatamayan Lampeduse bir yıl Leopar'ın yayınlanması için uğraşmış. Akciğer kanseri olduğu anlaşılınca iyileşmek için gittiği Roma'da hayatını kaybetmiş
Salina prensi Fabrizio Corberan'ın en sevdiği hırçın en büyük oğlu evden kaçarak Londra'da kömür deposunda basit bir memur olarak hayatını sürdürüyor. Karısı Stella ile yedi çocukları olmasına rağmen karısına pek sadık biri değil. Çocuklarından bile daha çok yeğeni Tancredi'yi seviyor ve mutluluğunu önemsiyor.
Tancredi belediye başkanı Don Calogero'nun kızı Angelica ile evlenmek istiyor. "Biliyorsun dayıcığım, sevdiğim kıza aşkım, adım ve kılıcımdan başka hiçbir şey veremem, böyle bir evlilikle Falconeri ve Sedara aileleri arasındaki bir yakınlaşmanın yararlarını, zorunluluğunu, eski ailelere taze kan gerektiğini ve sınıf farklılıklarının ortadan kaldırılması gerektiğini" söyleyip evliliğin desteklenmesini istiyor. Tancredi hırslı ve su gibi para harcamayı seven, taşı gediğine koyan, uyanık, sevenlerini hayran sevmeyenlerini çıldırtan biri.
Salina Konağı'nın vurdumduymaz dinginliği, halkın hoşnut sessizliği, denetim zayıflığını gördükleri an ayaklanmak için fırsat kollayan halk, gizli kalmış, örtbas edilmiş, dikkate alınmamış vergi koşulları, sadece süse, lükse ve eğlenceye giden yüzyılların serveti, yürürlükten kaldırılan feodal haklar, servetin eski şarap gibi fıçının dibine açgözlülük, sorumsuzluk ve önyargı tohumlarını bırakması, evlerinin kapıları sürekli demirli olan köylüler, kendilerine oy kullanma hakkının verilmesini isteyen kadınlar, halk oylamasının çözüm getirmeye çalıştığı sorunlar...... daha neler neler
Kral verdiği kararlarla yazgının gidişini etkileyeceğini sanıyor, oysa yazgı kendi bildiği yoldan bir başka koyağa doğru akıp gidiyordu
"Her şeyin olduğu gibi kalmasını istiyorsak, her şeyi değiştirmeliyiz"