Kitabı okumazdan evvel bizim sefiri sırtına azık tobasını verdiler haydi git bir kıyıdan bak bakalım şu gavur alemi neymiş diye Avrupa yollarına saldılar sanıyordum!
Bir protokol olarak Osmanlı bürokrasisinin ağırlanma şekline bakarak bile Gerileyen Devletin azametini karşılar nitelikte.
28. Ortadan olan Mehmet Çelebi gönderildiği elçilik vazifesinde hiçbir şeye aşırı şaşırmayacak kadar vakur fakat her şeye garabet olarak bakar şekilde şarklı.
Osmanlı sivilinin Fransa halkında oluşturduğu merak sebebiyle yemek yemeleri dahi ilgi konusu olmuş.
Saray ve bahçe gezintilerinde gördükleri havuz ve fıskiyeler başta olmak üzere, kanallarla birbirine bağlanmış şehir, opera, hayvanat bahçesi ve birçok Fransız usulünü aynen aktarmış.
Kadınların her yerde sosyal ve aktif olarak bulunması - hem avamdan hem aristokrat- biraz çelebiyi rahatsız etse de onun bu duruma verdiği tepkiler anlatımı şenlendirmiş.
Genel manada önerilebilecek Osmanlının ünlü gezi yazılarından olan kitap tavsiyedir.