·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Kasım 2023 00:02 Aşağıda kısmi özet olarak aldığım kısmı okurken aklıma nerede okuduğumu tam olarak hatırlamadığım bir cümle geldi: "Bir olay veya durum karşısında otomatik olarak verdiğiniz ilk tepki size değil, ait olduğunuz toplumun size dayattığı norm ve öğretilere aittir. Bir dakika durup düşündükten sonra vereceğiniz tepki aslen size (duygu ve düşüncelerinize) aittir." Özellikle sosyal medya ile son zamanlarda insanlar düşüncelerini fazlasıyla özgürce dile getirmeye başladı. Bundan kastım yüzyüze kurulan diyalogların aslında daha sağlıklı ve saygılı oluşu. Bunun dışında sorumluluk almaksızın ifade özgürlüğü ve internetin bize sağladığı anındalık sayesinde insanlar aslında düşünmeden yazmaya ve yorum yapmaya başladı. Telkinli Hareketler başlığına aslında çok güzel oturuyor bu durum.
Özellikle de deprem zamanı teyitsiz olarak yayılan onca yanlış haber, ihbar vesaireyi ve uzun vadede bıraktıkları izi ve bunlara insanların sonradan oluşan tepkisini göz önüne aldığımızda bir şeyler cuk diye oturuyor insanın kafasında. İnsanları galeyana getirmek, belli kişilere karşı nefret duyguları oluşturmak için çok güzel kullanılan bir mecraya dönüşmüş durumda. Tabii bunun aynı zamanda aksi de söz konusu, bir çok kere eminim oluşan yanlış algı da gene sosyal medya sayesinde yıkılmıştır elbet. Ancak bu konudaki farkındalığımızın daha fazla olması gerektiği düşüncesindeyim.
"... Faaliyet hayatımızın büyük bir kısmını kapladığı halde irademize yabancı kalan otomatik hareketlerimiz başlıca üç şekil arz eder ki, bunlar "insiyak"lar, "itiyat"lar, "telkinli hareketler"dir.
İnsiyaki Hareketler = içgüdü - sevkitabiiler
İtiyatlar = alışkanlıklar
Telkinli Hareketler = tesir altında yapılanlar
... Bizden zuhur etmeleri itibarıyla bizim gibi görünen bu hareket ve faaliyetler, hakikatte bizim olmaktan uzaktır. Çünkü bizim irade ve şuurumuzun eseri değillerdir."