Şeker Portakalı ve Bülbülü Öldürmek en sevdiğim kitaplardandır. Bu kitapla pek alakaları olmasa da demek istediğim bi çocuğun gözünden okuduğum her kitaba karşı mutlaka sıcacık duygular besliyorum. Marinka'yı da en az Şüş kadar sevdim. Ama yine de son üç dört bölümü olmasaydı bu kitap benim için normal, çerezlik bi kitap olarak kalacaktı. Marinka'nın Ev'e içini tamamen dökmesi, Ev'in onu sarıp sarmalası ve bi daha hiç görmeyeceğimizi düşünürken Benjamin'e kavuşturması; Yaşlı Yaga'nın Marinka'yı bırakamaması ve Marinka'nın Baba'ya olan özlemini anlatış biçimi hepsi hepsi beni bi anda öyle duygulandırdı ve kitaba bağladı ki. Şimdi Benjamin ve Marinka'nın oralarda bi yerde o tatlı güzel ilişkileriyle birlikte büyüdüklerini bilerek güzel bir uyku çekeceğim :)