Puan vermedi·240 syf.····Okunma: 18 Kasım 2023 16:04 Merhabalar,
Hamide
Nuray
Sadece (L)
Ayşe
Türkan
Hüsnüye
Gülten
Sevim
Gülçin
Yeninur
Şenay
Merve
Öğretmen
H. G.
Leyla Bozacı
Nazlı Top
Ayşe Zeybek Güzel
G. T.
M. A.
G. A.
Zeynep A.
Ve daha ismini duymadığımız, hâlâ kimseye söyleyemeyen, içine atıp saklamak zorunda kalan belki daha onlarca isim...
Evet, okuyup unutulan birçok kadınımız...
Tecavüz, taciz nedir biliyoruz hepimiz. Bazıları ise daha bunları bilmeden, öğrenmeden bunlara maruz kalmış. Sonradan anlayabilmişler olanları. Gidip ailelerine bile söyleyememişler. Çünkü teker teker baktığımda bu isimlerden herhangi birinde bile hiçbir aileye gerçek anlamda "aile" olduklarını söyleyemem. Hepsinin ortak yanı neredeyse bu. "Babamla hiç samimiyetimiz olmadı, annemden korkardım," gibi ifadelerle başlıyor hayatını anlatmaya.
Belki de buradaki ebeveynlerden en azından biri gerçekten de anne/baba olabilseydi bunlar yaşanmazdı. Kimse geçmişine bu kadar kötü bakmazdı, kimse yaşayamadığı çocukluğu yüzünden utanmazdı.
Tecavüzcülerin yanında bilip de sessiz kalan, kulaklarını tıkayan ve görmezden gelen ebeveynler de suçlu! Çünkü;
"Tecavüz bir suçtur. Bu suçun ağırı hafifi yoktur. Azı çoğu yoktur. Kim yaparsa yapsın, hangi şartlarda olursa olsun tecavüz insanlık suçudur." (s110)
Bunu yaşayanların sadece bedenleri eziyet çekmiyor. Ruhu, geleceği, hayalleri, her şeyi...
"Yıkılan sizsiniz aslında. Yıkılan kafanızın içindeki dünyadır. Hayallerinizdir. Sevincinizdir. Geçmişiniz, geleceğinizdir." (s38)
Bu ülke tecavüzcüden çok tecavüze maruz kalanların suçlu kılındığı bir yer. "Açık giyinmesi beni günaha soktu, o şeytan aklımı çeldi," deninlen bir zihniyet hakimken asla bir adalet beklemiyorum, sağlanmaz çünkü.
Kadınlar belki de bu yüzden sessiz kalmayı tercih ediyor, belki de çözümün değişmeyeceğini bildikleri için susmaya devam ediyorlardır... Kim bilebilir.
“Bileklerimi mi keseyim yoksa ilaç mı içiyim?" (s168)
Kadınlarımızın seçenekleri resmen sadece bunlardan ibaret kalmışken neden bizler sadece tek seçenek susmakmış gibi davranıyoruz?
Kirlenen onların bedenleri değil, bizleriz.
Ve dileğim odur ki;
"Umarım bir gün kızlık zarının sorun olmadığı bir dünyada yaşar kadınlar." (s47)
Her şeye rağmen pes etmeyip susmayın, hiçbir şey için geç değil.
"Çünkü hayat yaşamak için vardır. Güzeli, çirkini, acısı tatlısıyla hayat budur işte. Hayat ilk soluktan son soluğa kadar kavgadır. Her insanın hayatı onun kavgasıdır." (s109)