Algernon'a Çiçekler beni aynı zamanda 1000 kitap ailesi ile tanıştıran can arkadaşım Seçil'in doğum günü hediyesi ve çok beğenerek okuduğu için tavsiye ettiği bir kitap.
Kitap tanıtımı kısmını ve eserle ilgili incelemeleri okuduysanız az çok konusuna hakim olduğunuzu varsayarak daha ziyade vermek istediği mesaja dair birkaç cümle yazmak istedim.
Algernon'a Çiçekler farklı, özel nasıl tabir etmek isterseniz isteyin; genel geçere uymayan bize benzemeyen ve kendimizce bizden aşağı gördüğümüz insanlara toplum olarak nasıl davrandığımız, yaklaşımımız üzerine sarsıcı bir kitap aynı zamanda. Bizim gibi olmayanı "Doğanın hatası" olarak değerlendirip nasılda hor görüyor, dışlıyor ve en fenası bunu normalleştiriyoruz. Daniel Keyes Charlie'nin hikayesi ile bencilliğimiz, kibrimiz ve tahammülsüzlüğümüzü tokat gibi yüzümüze vuruyor.
Charlie düşük IQ'su yüzünden yalnız olduğu, kimse tarafından sevilmediği için zeki olmayı isteyen; kendi öz ailesi tarafından bile istenmemiş yapayalnız genç bir adam. Saflığı kendisiyle alay edildiğini anlamasına bile engel. Bunu kitapta "Ben insanların bana güldüklerini kısa bir süre önce öğrenmiştim. Şimdi şunu fark ediyorum ki, ben de bilmeden bana gülerlerken onlara katılmışım." cümlesiyle içiniz sızlayarak okuyorsunuz. Bu kitap sadece iyi bir edebiyat yapıtı olarak değil, bizim kadar şanslı olmayan ve farklılıklarıyla dünyaya gelmiş insanlar ile ailelerine daha empatik ve sevgi ile yaklaşmamız gerektiğini hatırımızda tutmamız için de okunması gereken bir klasik.
Son olarak; kitapta Charlie'nin tedavi sonucu IQ'sunun yükselmesi yalnızlığının daha da artmasına sebep olurken kendisinin "Neden dünyada bu kadar yalnızım ben" sorgulamasına şahitlik ediyor ve yalnızlığın bazı insanların kaderi olduğunu üzülerek görüyorsunuz.