Puan vermedi·368 syf.··Beğendi
· Bu saatte bir inceleme yazasım geldi ve oturdum klavyenin başına. Dikkat arkadaşlar bu inceleme spoiler içerir!!!
Kaan Murat Yanık yani romanın yazarı diyor ki; "Eğer iyi bir romancı olmak istiyorsa yazar adayı, çok roman okumalı. Dünyanın çeşitli yerlerinden, çeşitli zamanlarında yazılmış kitapları okumalı."
Sevgili yazar o kadar çok okuyup ve o kadar dolmuş ki yazmaya karar vermiş ve iyi ki de yazmış, kendisiyle tanışma fırsatı da sunmuş bizlere.
Roman moderniteye bir türlü ayak uyduramayan, zamanda kısıtlanıp kalmış, bu çağa ait olmadığını düşünen bir psikiyatristin, bir gün rüyasında "Butîmar"adında bir kız görüp ona aşık olmasıyla başlıyor. Bu olay onu derinden etkilemiş, bu kızı tekrar rüyalarında görmek için sürekli rüya tasarlamaya çalışmaktadır. Bir gün bir adam elinde bir mektupla çıkagelir ve mektubun psikiyatriste ait olduğunu söyler. Bu mektup aniden onun bu dünyaya ait olmadığı düşüncesini destekler ve kendi rüyasını kesin tasarlamak için günlerce uğraşı verir ve sonunda da yatar.
Rüyada Yusuf amcasını görür, Yusuf'un hayatını ve Butîmar' a giden yolculuğunu görür. Aslında ben bu incelemede Yusuf'un aşık olduğu kıza Butîmar demek istemiyorum ve demeyeceğim de. Kızın asıl ismi Varujan'dır. Varujan Ermeni bir ailenin tek kızıdır. Ailesi için çok değerli tek varlıktır. Karakter üzerine söylenecek çok fazla söz var ama roman Yusuf'un psikolojik travmalarına odaklı olduğu için ona daha çok yer vereceğim. Bildiğimiz üzere Butîmar denize aşık bir kuştur. Ve bir gün bu Denizin suyundan içerse eğer denizin kuruyacağını düşünür ve bu sebeple suyu içmez ve sonunda da susuzluktan ölür. Sonu tıpkı Varujan'nın sonuna benzer. Fakat bu sonu ona asıl Butîmar yani Yusuf yazar.
Üst kurmacanın başarılı bir şekilde benimsendiği bu romanda aslında Yusuf kişisi Psikiyatristin alt beni'dir. Psikiyatr gerçek hayatta yaşayamadığı dünyayı rüyasında yaşar. Bilinçdışından gelen içgüdülerin duygu ve düşünceler üzerindeki etkilerini bu rüya biçimiyle çok net bir şekilde görüyoruz. Çocukluk dönemlerinde geçirdiğimiz bazı travmatik olayları sürekli zihnimizde kapatıp onları bilinçaltına hapsedersek hastalıklı, histerili, fobileri olan insanlara dönüşürüz. Masum bir karakterin, hastalığının farkına varmadan daha çok bilinçaltına bazı seyleri ötelemesi onu nasıl bir canavara çeviriyor, hep birlikte okuyup öğreniyoruz.
Varujan ise koşulsuz bu hastaya teslim olan masum bir insandı. Behzad müthiş bir karakter fakat sonunda onun da delirmesi kitaba ayrıca bir tahlil gerektiriyor.
Roman üzerine konuşacak çok ama çok konu var. Froud etkileri, İran ve Mısır mitolojik kavramları Türk kültürünün İye'leri ve daha nice yazar ve şair... Post-modern romanın iyi yazılmış bir biçimidir bu kitap. Ben kesinlikle tavsiye ederim. Lütfen okuyun ve okutun, tatlı okumalar dilerim.