Puan vermedi·100 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Kasım 2023 22:19 Ekim ayının son günleri yağmuru beklemekle geçti. Hava tahminlerinin gösterdiği yağışlı günler gelmedi bir türlü. Güneş bir yolunu bulup bulutların arasında parlıyor, yaz bayrağı sonbahara, sonbahar da kışa devretmekte zorlanıyor. Ay içinde Kuzey Ege'de tanıştığım genç bir tarım işçisi benzer bir şey söylüyor. "Ekim ayında Haziran'ı yaşıyoruz" diyor, "yağmur geç kaldı, zeytinlerimiz kabarmıyor..."
Biz sade vatandaşlar, Dünya'nın döngülerinin her zamankinden farklı bir hal aldığını basit göstergelerden anlıyoruz. Eylül ayındaysa uluslararası bir bilim ekibi, Dünya'nın tepeden tırnağa ilk "bilimsel sağlık kontrolü"nü yaptı ve teşhisi koydu: "Dokuz gezegensel sınırdan altısı aşıldı. Dünya'nın yaşam destek üniteleri ağır hasarlı. Gezegen, insanlık için güvenle işleyen bir yer olmaktan çıktı..."
Bir bilimkurgu kitabından alıntılanmış bir cümleye benzese de, tanı bu. İlk kez Stockholm Dayanıklılık Merkezi tarafından 2009 yılında ilan edilen dokuz gezegensel sınır arasında "iklim değişikliği" de var, "okyanus asitlenmesi" de, "biyosfer bütünlüğü" de... Bu sınırlar, Dünya'nın fiziksel, biyolojik ve kimyasal anahtar sistemlerini esas alıyor. Omeğin, "atmosferik aerosol yükü" sınırı henüz aşılmadı ancak hava kirliliğinin muson sistemlerini etkilediği geniş bölgelerde limitleri zorlanıyor.
"Dünya'yı bir insanın vücudu, gezegensel sınırları da onun tansiyonu gibi düşünün" diye açıklıyor ekip lideri Prof. Katherine Richardson, "120'ye 80'in üstü kalp krizinin kesin emaresi değildir ama riski artırır. Bu yüzden tansiyonu düşürmeye çalışıyoruz..."
Bilim insanları politikacılar, karar vericiler ve kamuoyunu uyarıyor. Bugünlerde Ortadoğu bir kez daha kan ve gözyaşı çukuruna yuvarlanır, yeryüzü toprakları paylaşılamazken, evrendeki tek evimiz sessizce ayaklarımızın altından kayıyor.
Bu ayın Atlas'ı güneşin tepede parladığı kapkaranlık bir iklimde hazırlanmış. Tüm insanlık ve Dünya'mız için barış ve esenlik umuduyla....