8/10
·175 syf.··
2023 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2023 00:00
İlksöz: Dağlar bizimdir. 1800l'erin sonu, 1900'lerin başı, Osmanlı'nın sınırlarında sıkıntılar çektiği, içerde de kontrolü kaybettiği yıllar. Anadolu'nun her bir köşesinde eşkıya kol gezmekte. Asker, jandarma çaresiz. Öyle ki çeteler askerle değil birbiri ile çarpışmaya başlamış artık hakimiyetlerini sürdürmek için. Osmanlı bir çare bulmuş eşkıya ile mücadeleye, belki de çaresizlik: "düze in" demiş, işlediğin tüm suçları affedeceğim. Silahı bırakan kimi eşkıya da dağdan köyüne/kasabasına dönmüş, normal yaşamına. Ahmet Efe de o düze inenlerden. Ama Osmanlı unutmaz, fırsat kollar düze inen eşkıya için. Ahmet Efe de çok güvendiği dostunun oyununa gelir, affedildim rahat bir hayat süreyim derken Osmanlı cezasını keser. Geriye babasız Mehmet kalır 11 yaşında. Annesinin sürekli bu olayı hatırlatması, yetişkin Mehmet'i kaçınılmaz kaderi ile buluşturur: Eşkıyanın oğlu eşkıya olur. Öyle dağa çıktım, eşkıya oldum, babam da eşkıyaydı, ben onun devamıyım demekle olmaz bu işler. Dağlar zaten eşkıya kaynıyor, seni kim tanır, kim adam yerine koyar. Tanıtır kendini zamanla Mehmet, önce Mehmet Efe olur sonra da Çakırcalı. Ödemiş ve yöresi ondan sorulur artık, ne yörenin eşkıyası ona kafa tutabilir ne asker ve başındaki paşalar ona mani olabilir. Çakırcalı'yı diğer adını bilmediğimiz onca eşkıyadan ayıran nedir peki. Garip ama hem merhameti ile hem de vahşeti ile ünlüdür Çakırcalı. Sahipsiz köylüye sahip çıkar, ele geçirdiği ganimetletin çoğunu fakir fukaraya dağıtır, gençlere düğün dernek kurar, hatta köprü tamir ettirdiği bile vardır köylü için. Bu davranışları köylü ve yörükler arasında sevilip sayılmasını sağlar. Bu sevgi sayesinde köylerde, dağlarda dolaşır da Osmanlı bir türlü izini bulamaz, yakalayamaz. Vahşeti ile ünlüdür, bin civarında insanı kendi öldürdüğü söylenir, hem de öyle normal öldürmek de değil. Ama öyle ya da böyle her eşkıyanın sonu onu da yakalayıp bulur. Yaşar Kemal'in yazarlık ve gazetecilik yeteneklerini buluşturduğu bir eser Çakırcalı Efe. Ailesinden, köylülerden, bir çok farklı kaynaktan yıllar içinde bilgiler topluyor. Bir de üstüne Çakırcalı Efe'yi vurduğunu söyleyen müfreze komutanının anlattıkları da eklenince ortaya bu eser çıkıyor. Adına türküler yakılan (babası ile birlikte lakapları Çakıcı) Çakırcalı'nın hikâyesi hem dönem tarihi hem de Yaşar Kemal kalemi açısından okunmalı. Kitapla. Sağlıcakla. . . . Sonsöz: Çakırcalı öldürüldükten yıllar, yıllar sonra bile, o yoldan geçen köylüler mezara yarım saat kala, olanca sesleriyle bağırırlar: “Çakırcalı Efe! Çakırcalı Efe! Yol ver geçelim. Yaban deği­liz...” . . .
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 19966,6bin okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.