·78 syf.····Okunma: 20 Kasım 2023 16:27 Esrik, bu kitabı tanımlamak istediğimde aklıma gelen ilk kelime. Gece boyunca yarı uyur yarı uyanık hallerin, düşler ve sayıklamaların arasında geçen ve sabahın gelişiyle sonlanan bir öykü. Betimlemelerle kurulan bir atmosfer. Arkada dönen bir cinayet de var, zihnimde pek bir yere koyamadığım. Şiirsel ve yalın bir üslubu var. "Yumuşak bir sadelikle" yazmasını çok sevdim ben de. Bazı cümlelere, imgelere hayran kaldım. Bu kitabı yazan kadın ne güzel biri dedim hatta. Yaşlılık ve ölüm çok güzel işlenmişti. Görmezden gelmek, düşüncemin hatta yapabilsem hayatımın dışına itmek istediğim kavramlardı bunlar. Şimdi onları kabullenmeye biraz daha açık olduğumu görüyorum.
Ne var ki kaygısı bir türlü dağılmayan oldukça hüzünlü bir atmosferdi bu. Zaman zaman yazarının dünyasının sadece dinleyebileceğim, girip dokunamayacağım bir dünya olduğunu düşündüm bu sebeple. İçimde bulduğu karşılıktan ötürü bu sesin bana ağırlık verdiği oldu. Dokununca acıyan ve kendini hatırlatan bir yara gibi tıpkı. Nitekim prangamızı gittiğimiz yere biz sürüklüyoruz. İçinden çıkabileceğimiz halde dönüp dolaşıp o çaresizliğe saplanıyoruz. Tutunduğumuz hatıralar tekrar tekrar deştiğimiz yaralar olmasa keşke.