Gönderi

İsmi çok yakışan şarkı gibi bir kitap
9/10
·646 syf.··
2023 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2023 02:32
En sevdiğim distopik eserlerden biri olan Açlık Oyunları serisinin yan ürünü olan bu kitabı oldukça etkileyici bulduğumu söyleyebilirim. Suzanne Collins her zamanki gibi çok akıcı bir dil kullanmış, 640 sayfalık kitabı 2 günde bitirtebilecek kadar da kurgusu merak uyandırıcıydı. Kitabın konusundan bahsedecek olursak zamanı belirsiz olmakla birlikte, kıyamet sonrası Kuzey Amerika'da Panem ulusu, Başkent ve Başkent'i çevreleyen 12 mıntıka şeklinde yaşam sürmektedir. Mıntıkaların her biri başkentin belirli ihtiyaçları doğrultusunda çalışan insanlardan ibarettir. Başkentteki insanlar zengin, mıntıkalardaki insanlar fakirler ve ikinci sınıf insan muamelesi görmektedir. Hatta insan muamelesi bile görmediklerini bu kitapta daha detaylı bir şekilde anlamaktayız. Dolayısıyla iki taraf arasında bitmeyen bir savaş çıkar, ve Başkent bu savaşı bazı yaptırımlarla kontrol altına alır. Bu yaptırımlardan biri de meşhur "Açlık Oyunları"dır. Bu oyunlarda her sene her mıntıkadan yaşları 12 ve 18 aralığında bir kız, bir erkek haraç alınmakta ve bir arenada birbirlerini öldürmek üzere bırakılmaktadırlar.Şimdi buraya kadar bahsettiğim kısım ana seride de anlatılan, bildiğimiz hikayeydi. Bu kitapta çıkan savaşa ve sonrasına, Açlık Oyunları fikrinin çıkışına ve şimdiki haline evriliş sürecine tanık olmaktayız. Ana seride tanıdığımız Başkan Snow'un tüm bu süreçteki rolünü daha iyi anlıyoruz. Tabi kendisini ve düşüncelerini şekillendiren olayları da aynı şekilde... Başkan Snow benim her zaman beğendiğim ve başarılı tasarlandığını düşündüğüm bir kötü karakter olmuştur. Bu kitapla onun düşünce yapısını gözlemleme fırsatı bulmak benim oldukça hoşuma gitti. Kitaptaki olaylar merak uyandırıcı olduğundan çok bahsetmek istemiyorum. Coriolanus Snow 18 yaşında zeki, hırslı, hevesli ve vicdanlı bir insan olarak çıktığı bu yolculukta nasıl bir insana dönüşüyor, ve neden dönüşüyor? Bu kitapta üzerine düşünülecek ve tartışılacak çok şey olduğunu düşünüyorum. Başı da sonu da başlıca tartışma konusu. Kitaptaki diğer karakterler de güzel tasarlanmıştı. Coriolanus'un zengin ve ahlaki değerleri yüksek olan en yakın arkadaşı Sejanus ve akıl hocalığını yaptığı 10. Açlık Oyunları 'nın 12.mıntıkadan kız haracı Lucy Gray Bird ile bağları etkileyici işlenmişti. Yalnız kitabın diğer kitaplardan daha karanlık yazıldığını söyleyebilirim. Savaş devam ettiğinden ve oyunlar henüz Reality Show şeklinde sunulmadığından her şey daha karanlık ve yaşam daha kirli. Ben ilk kitapları 13 yaşımdayken okumuştum. Ama bu kitabı 13 yaşında bir okuyucuya öneremem. Filmi de aynı şekilde 16 yaş üzeri izleyiciler için uygundur ibaresi ile çıktı. Filme gelecek olursak kitaplardan uyarlanan filmlerin içinde en başarılı olanlarından olduğunu düşündüğüm Açlık Oyunları serisinin bu kitabının da Beyaz Perde'ye güzel uyarlandığını söyleyebilirim. Bunun sebebinin yazarın kitaplarını senaryoya bizzat kendisinin uyarlaması olduğunu düşünüyorum. Kısacası ben bu kitabı distopya seven herkese önerebilirim. Açlık Oyunları sevenlerine zaten öneririm, kitapta 64 yıl sonrasını anlatan ana seriye dair çok fazla done vardı, onları öğrenmek güzeldi. (Mesela Darağacı şarkısı) İncelemeyi yazarın başka kitaptan aldığı bir alıntıyla bitirmek istiyorum. "Mevcudiyetinin başlangıcında vadettiği erdemliliği ve korucularının ona nefret ve küçümsemeyle yaklaşmasıyla, yok olup giden iyi niyetli tüm hislerini düşündüm." *Spoiler olabilir, tüm kitapları okumuş okurlar için bir soru* Sizce Katniss Başkan Snow'un torunu olabilir mi?
Kitap Tavsiyesi
Kuşların ve Yılanların ŞarkısıSuzanne Collins · Dex Kitap · 20241,979 okunma
·
1 +1'leme
·
1.586 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Soruyu anlamadım neden öyle olsun ki? Kitapta öyle bir gönderme filan vardı da ben mi anlamadım acaba
evet aslında vardı. katniss ve lucy'nin ikisi de dikiş'te yaşıyordu. yeni kitabın çevirisinde dikiş olarak çevrilmese bile yaşadıkları yerin ingilizcesi "seam" lucy grey bir coveydi ve yaşamını şarkı söyleyerek geçiriyordu. kimi zaman ailecek göl kenarına gidip oradaki kulubelerde kalacak zamanlarını geçiriyorlardı. ana seride katniss babasının sesinin çok güzel olduğunu şarkı söylediği zaman kuşların susup onu dinlediğini falan anlatıyordu hatta bu özellik katniss'te de vardı. katniss aynı zamanda idam ağacı şarkısının sözlerini de biliyordu. katniss ve babası avlanmak için mıntıka dışına çıktıklarında göl kenarına gidiyorlardı bu göl aynı göl olabilir çünkü 2. kitapta katniss göl kıyısına gittiğinde bonnie ve twill ile karşılaşıyordu ve onlarla gölün kenarındaki bir evde oturuyordu. ana seride göl ve barakalar mıntıka sınırının dışındaydı ve mıntıka halkı korktuğu için çitlerin arkasına gitmiyordu. bu nedenle o bölgeye giden insanların az da olsa gölü ve barakayı biliyor olması lazım ve şu an sadece orayı bilen coveyleri biliyoruz. katniss ve lucy'nin ortak noktaları seslerinin güzel olması, göle gitmeleri ve dikişte yaşamaları. lucy ve katniss arasında direkt bir aile bağı yok ama bence birbirleriyle bağlantılılar. belki katniss lucy'in minik kız kardeşinin torunu falandır.