Death Takes a Holiday ve yeniden çevrimi Meet Joe Black'te işlenip daha sonra Lucifer dizisinde hizmetkarını da yanına katmasıyla perçinlenen klişede şeytanın yeryüzüne tatile indiğini çokça izlemişizdir. Bunun yazın edebiyatında karşılığını bulan örneklerinden, bu bitmemiş kitapta Bakire Meryem - Fahişe Kompleksi'ne de göndermeler katılarak, yine günümüz seyircisi için Chinatown veyahut Eşkîya gibi tanıdık filmlerde dahi işlenen başka bir "twist" ile Şeytan sudan çıkmış balığa dönüyor ve intikamını alamadan, Şahane Hayat'ın Bay Porter'ini aratmayan esas kötümüz Magnus'un tiradıyla kapanış yapılıyor.
Andreyev'in Kızıl Kahkaha ve özellikle Yahuda İskariot 'ta da bolca kullandığı iç monologlar burada okumayı sekteye uğratan bir unsura dönüşmüş. Zira Magnus ile Şeytan'ın kedi-fare oyununu andıran diyalogları romanı sürükleyen belki de yegâne faktör. Hâl böyleyken tansiyon bir yükselip bir sönüyor ve yemeği sıcak yeme şansına bir türlü erişemiyorsunuz.
Yeryüzünde güçlerini de kullanamadığı için aslında Şeytan'ın, dolayısıyla romanın fantastik bir yönü bulunmuyor; bu sebeple okuma yapmak isteyenleri özellikle bu hususta uyarmak gerektiğini düşünüyorum. Felsefik boyutunda, zaten üstüne onlarca eser yazılmış bir tema, sadece bir çeşitleme olduğu bilinciyle okunursa daha çok keyif alınması mümkün olacaktır.
P.S. Çevirmenin Andreyev üzerine verdiği bilgilere ayrıca övgü düzmek lazım. Rus edebiyatının nasıl bir eleştiri gücüne maruz kaldığının da altı özellikle çizilirken, Gorki, Tolstoy ve nicelerinin yazara bakışı da roman öncesinde mercek altına alınıyor.