·536 syf.····Okunma: 23 Kasım 2023 12:27 Nar ağacı...
Beni yumuşacık cümleleriyle sarıp sarmalayan bir kitap oldu. Balkan harbi yıllarında başlayıp Trabzon- Tebriz- Tiflis- Batum- Bakü- İstanbul hattında gezdiren ve I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Bu öykü , hem tarihi dokusuyla hem de olay örgüsü ile beni içine çekti. Hikayenin anlatıcısı ile beraber ben de zamanda yolculuk yaptım. Az önce saydığım o yerlerin sokaklarında gezdim. Setterhan'ın ve Zehra'nın aşklarına , acılarına ve en sonunda vuslatlarına tanıklık ettim. Azam'la beraber halı dokudum , Piruz'u ilk gördüğümde onun gibi çarptı kalbim. velhasıl kim ne yaşadıysa ben de onunla birlikte aynı şeyi yaşadım. Yaşananlar Nazan Bekiroğlu'nun kaleminden öyle yakıcı bir şekilde çıkmış ki etkilenmemek , sevmemek mümkün değil. Ama beni düşündüren , aklıma takılan bir şey var. Mirzahan Azam'ı ve Piruz'u affetmiş hatta onları kendi eliyle evlendirmişken neden suçsuz günahsız Setterhan'ı affetmedi ? neden onun mektuplarını yillarca cevapsız bıraktı ? neden oğlunu gurbet ateşinde yaktı kavurdu ?