9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2023 17:20
1984; zayıflamış, dişleri dökülmüş, bir deri bir kemik kalmış insanlığın öyküsü. Belki de insanlığın ölümünün öyküsü. "İnsan gayret ederse, yüzünün ifadesini ve soluklarını kontrol edebilirdi. Ama yürek çarpıntılarına hâkim olunamazdı, ve telescreen de bunu kaydedebilecek kadar hassastı." Sayfa 73 "Okyanusya'nın hiçbir yerinde 1960'dan önce basılmış bir tek kitaba rastlamak mümkün değildi." Sayfa 89 "Geçmişi aydınlatabilecek herşey tahrif edilmiş, değiştirilmişti. «Bu binanın bir zamanlar kilise olduğunu hiç bilmiyordum» dedi Winston. «Daha bunun gibi birçok bina var Londra'da. Ama artık başka maksatlarla kullanılıyorlar..» Sayfa 90 "Eve gelip yatağına girdiğinde, saat yirmi üç olmuştu. Burada, karanlıkta, emniyette sayılırdı. Ses çıkartmadığı takdirde, telescreen'den bile izlenemezdi. Ve ancak burada rahatça düşünebilirdi." Sayfa 99 Düşünce Suçu, Düşünce Polisi... Telescreen'ler ile izlenen insanlar... Hatta tuvaletler de bile. Sürekli kontrol ve gözetim altında tutulan insanlar. İki insanın buluşabileceği en güvenli yer en kalabalık olan yer çünkü kalabalık ne kadar çok olursa telescreen'e yakalanmak zorlaşıyor ve insanların dikkatini çekmeden iki kelam edilebiliyor. Şehir merkezine göre şehrin dışı biraz daha güvenli ama oralarda da tehlike tamamen bitmiyor: "Gerçi buralarda telescreen yoktu ama ustalıkla gizlenmiş mikrofonların sesinizi zaptetmesi tehlikesi daima mevcuttu." Sayfa 106 Ayrıca dört tane de ilginç bakanlık vardır: "Toplumu yöneten dört bakanlığın isimleri de, Okyanusya'daki çelişkilere iyi bir örnektir: Barış Bakanlığı savaşla, Doğruluk Bakanlığı yalanlarla, Sevgi Bakanlığı işkenceyle, Bolluk Bakanlığı ise kıtlıkla uğraşır. Ve bu çelişkiler ne tesadüfidir, ne de basit bir ikiyüzlülüğün sonucudur; bunlar, çiftdüşünce'nin ürünüdürler. Zira iktidar, ancak çelişkilerin uzlaştırılmasıyle sürekli kılınabilir." Sayfa 212 Yazıldığı dönemin çok ilerisinde bir eser. Adeta bugünleri hatta belki de daha ileri ki yılları anlatıyor. "Sevgi Bakanlığının" bir işkence seansında söylendiği gibi eskiden yani Ortaçağ'da Engizisyon düşmanlarını yakaladıktan sonra cezalandırıp öldürüyordu fakat artık ölenlere bu kahramanca ölümü tattırmamak için farklı bir yöntem uygulanıyor: Önce ağır işkenceler ile yıldırılıyor , gönüllü olarak fikirleri değiştiriliyor ve kahramanca değil "temiz düşüncelere" sahipken öldürülüyor. Yani artık kişilikler değiştiriliyor. Tabi bu yöntemde artık eskide kaldı. Artık kişilikler tatlı tatlı hissettirilmeden değiştiriliyor. Hiç farkına varmadan. Şimdi bu dönemdeyiz. Bundan elli yıl öncesinde zorla empoze edilen düşünceler artık güzellikle yapılıyor. Çizgi filmler ile, sinema ile, bir kısım kitaplar ile, eğitim müfredatı içinde, teknoloji yardımı ile vs. Yazıldığı dönemin çok ilerisinde bir eser. Mutlaka tavsiye ediyorum. Herkese faydalı okumalar dilerim.
1984George Orwell · Yağmur Yayınları · 2002200,2bin okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.