Martın Eden / Jack London İnceleme Yazısı
İlk önce yazardan başlamak isterim, asıl ismi John Griffith Chaney olan Jack London 1876 San Francisco doğumludur. Çocukluğunu anne ve baba sevgisinden mahrum geçiren London 10 yaşında olduğu zamanlarda babası tarafından terk edildiğinden dolayı annesi ve London soyadını aldığı üvey babasının yanına California’daki Oakland kentine yerleşmiştir. Sonrasında ise bölük pörçük bir eğitim hayatı olmuştur. 1900 yılında ilk kitabı olan Kurdun Oğlu büyük bir okur kitlesine ulaşmıştır bu başarının ardından 1916 yılında vefat etmiştir.
Toplamda 517 sayfadan oluşan kitabın olay bölümü 480 sayfadan oluşuyor geriye kalan 37 sayfada ise kitapta bilmediğimiz kelimelerin anlamları 145 madde ile açıklanıyor.
20’li yaşlarının başında olan Martin Eden hayatını denizcilik ile sürdürüyor. Bu nedenle monoton bir yaşam biçimine sahip olan Martin’in hayatına bir dalga misali çarparak hayatına anlam veren aşk ile karşılaşması ,burjuva sınıfından bir beyefendiyi kurtarması ve bunun üzerine akşam yemeğine davet edilmesi ile başlıyor. Davet edildiği akşam yemeğinde hayatını kurtardığı beyefendinin kız kardeşine âşık olur ve aralarında bulunan sınıf farkını eritmek adına Ruth’a olan büyük aşkının coşkusunu kullanarak yazar olmaya karar verir.
Yarı otobiyografik roman olan kitabın ana fikri azimli ve çalışkan olmanın her zaman bir karşılığı olacağıdır. Bunun yanı sıra başarı ve refah seviyesinin de sınıf farkına bağlı olmadığını anlıyoruz. Kitapta hem burjuva kesiminden hem de işçi kesiminden birçok insanın siyasi görüşlerine de tanık olmak, statü ve servetin insanlarda ne kadar büyük farklar ve düşünceler oluşturduğunu görmek ise bilmekten çok daha farklı bir hissiyat sunuyor.