·424 syf.····Okunma: 25 Kasım 2023 00:00 Sanatoryum, yakın zamanda çevrilen psikolojik gerilim romanlarından biri. Elin, kardeşinin nişan partisi için erkek arkadaşı Will ile birlikte İsviçre’deki bir dağda bulunan otele gider. Ancak burada işler, kardeşinin nişanlısının kaybolmasının ardından karışmaya başlar. Kış mevsiminde okunabilecek enfes bir roman olduğunu düşünüyorum. Karlı bir kış mevsiminde geçen gerilim romanları nedense daha çok hoşuma gidiyor, o gerilim havası daha fazla hissediliyor. Özellikle de fırtına ve çığ riski yüzünden otele mahsur kalan karakterlerimiz ve bir katilimiz olunca :D. Elin, süresiz izne ayrılmış bir dedektif; yaşadığı mesleki ve ailevi travmalar yüzünden hayatına devam etmekte zorlanıyor. Kitapta aynı zamanda, Elin’in geçmişe dair aradığı cevapları bulmasını ve travmalarıyla yüzleşmesini okuyoruz. Biraz donuk ve stresli bir karakter olmasına rağmen olanlara karşı olan tavrı ve olayları çözme çabası keyifle okumanızı sağlıyor. Karakterler sürekli yalan söylüyor, acaba katil kim ve neden bunlar yaşanıyor diye düşüne düşüne hızlı bir şekilde okunuyor. Sadece ilk kısımlar biraz yavaş ilerliyor, olaylar ilerledikçe elimden bırakasım gelmedi açıkçası. Bir de, şimdiki zaman anlatımı olması okumamı güçleştirmiş olabilir ama sürükleyici olması sayesinde bunu görmezden gelmem kolay oldu. Kitabın sonundaki olayların çözülme sahnesinde de, hiç tahmin edemediğim şeyleri öğrendim ve şaşırdım. Bu durum da beni tatmin etti. Uzun lafın kısası, ben sevdim :)