Merhaba Sevgili Kitapseverler
Bugün sizlere Sevgili Özlem Belen’in yazmış olduğu “Yolcu” kitabı ile geldim.
Kitabımız altı bölüm ve bölüm içi alt başlıklardan oluşan kişisel gelişim kitabı. Ama durun! Kişisel gelişim dediysem öyle “Derin derin nefes alın… Herşey çok güzel olacak… Şimdi musmutlu oluyoruz…” tarzında Polyannacılığı anlatan bir kitap değil. Aksine; başarısızlığın, mutsuzluğun, kötü koşulların ve benzeri olumsuzlukların farkında olan… Hayatın bunlara rağmen ve bunlar ile birlikte akması gerektiğini söyleyen bir kitap. Yazarımız ise en başa özgeçmişini yazmak yerine “Bana sadece bir Yolcu demen yeterli.” demiş. Yani senin benim gibi bir “Hayat Yolcusu” o da… Kimi zaman hikayelerle, kimi zaman örnekler vererek ve alıntılar yaparak “hadi uyan!” diyor bize.
Sahi hiç düşündünü mü ? Bebekken ya da çok küçük bir çocukken ne kadar da cesurduk. Bebekler onlar için zor olan yürümek gibi bir eylemi gerçekleştireceği zaman, başaramayacağını düşünmemiştir emimin ki. Peki büyüdükçe ne oldu da cesaretimiz kırıldı? Ya da kimlerin iç sesi, bizim iç sesimize dönüşüverdi de ket vurduk hayallerimize. İlk düştüğümüzde en çok kimi suçladık mesela? Kendimizi mi? Yoksa duvara kafasını vuran çocuk misali ,duvarı mı suçladık? Kaç kez öğrenilmiş çaresizliğin kurbanı olduk ? Belki de önümüzde bir duvar yoktu da; biz bir pandomim sanatçısı gibi yoktan var ettiğimiz duvarlara tosladık her seferinde. Peki gerçekten istersek kendimiz gibi bir engeli, bize rağmen aşmak mümkün mü? “Zümrüdüanka Kuşu” misali küllerimizden doğmak mümkün mü? İşte bu sorular ve daha nicelerinin cevabını “Yolcu” da bulmak mümkün.
Ben, benim gibi bir “Yolcu”nun davetine icabet ettim. Dilim döndüğünce de anlatmaya çalıştım size çıktığım bu yolculuğu. Dilerim ki varsa sorularınız cevaplarınızı bulun sizler de. Bu arada gönderiyi yana kaydırarak kitaptan alıntıları da okumayı unutmayın.Sevgiyle ve uyanık kalın…
YolcuÖzlem Belen